Adli Sicil ve Arşiv Kaydının Silinmesi Rehberi

27 Ağustos 2026

Ceza Hukuku

Adli Sicil ve Arşiv Kaydının Silinmesi: Şartlar, Süreler ve Başvuru Usulü 5352 Sayılı Adli Sicil Kanunu m.9, m.12 ve m.13/A Kapsamında Sabıka Kaydı, Arşiv Kaydı ve Memnu Hakların İadesi Bu rehber, 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu, Adli Sicil Yönetmeliği ve Yargıtay içtihadı esas alınarak 2026 yılı itibarıyla güncellenmiştir.

Özet

Adli sicil kaydı ile arşiv kaydı birbirinden farklı iki kayıt türüdür. Cezanın veya güvenlik tedbirinin infazı tamamlandığında kayıt adli sicilden silinir; ancak tamamen ortadan kalkmaz, arşive aktarılır. Arşiv kaydı, hak yoksunluğu doğurmayan mahkûmiyetlerde arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren beş yıl geçmesiyle silinir. Hak yoksunluğu doğuran mahkûmiyetlerde ise süre, yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınması koşuluyla on beş yıl, bu karar alınmaksızın otuz yıldır. Fiilin kanunla suç olmaktan çıkarılması ile kanun yararına bozma veya yargılamanın yenilenmesi sonucu beraat kararı verilmesi hâllerinde kayıtlar süre beklenmeksizin tamamen silinir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları adli sicile işlenmez; kendine özgü ayrı bir sistemde tutulur ve sabıka kaydında görünmez.

1. İnfaz Bitti, Sicil Neden Hâlâ Görünüyor?

Cezasını çeken ya da adli para cezasını ödeyen kişilerin çoğu, kaydın kendiliğinden ve tamamen sileneceğini düşünür. Uygulamada karşılaşılan tablo farklıdır. İnfazın tamamlanması kaydı ortadan kaldırmaz; yalnızca adli sicilden arşive taşır. Arşiv kaydı ise memuriyet, ruhsat, ihale ve belirli meslek başvurularında ayrıca sorgulanabilen bir kayıttır.

Buna ek olarak, silme işleminin re'sen yapılması gerekmesine rağmen sistemsel gecikmeler nedeniyle kaydın olduğu gibi kaldığı durumlar sıkça görülür. Rehberde adli sicil ile arşiv kaydı arasındaki fark, her iki kaydın silinme şartları ve süreleri, yasaklanmış hakların geri verilmesi kurumu ile başvuru usulü ele alınmaktadır.

2. Adli Sicile Neler İşlenir, Neler İşlenmez?

Adli sicil, kesinleşmiş ceza mahkûmiyetlerinin tutulduğu ve Adalet Bakanlığına bağlı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü tarafından yönetilen resmi kayıt sistemidir. Halk arasında sabıka kaydı olarak anılır. Kesinleşmemiş hiçbir karar adli sicile işlenemez.

Adli sicile işlenen kararlar arasında hapis cezası mahkûmiyetleri, adli para cezaları, ertelenmiş hapis cezaları, hükmedilen güvenlik tedbirleri, koşullu salıverilme ve bunun geri alınmasına ilişkin kararlar, denetimli serbestlik tedbirine ilişkin kararlar ile cezanın infazının tamamlandığı bilgisi yer alır.

Adli sicile işlenmeyen kararlar ise beraat, düşme, kovuşturmaya yer olmadığı ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarıdır. Bu kararların sicilde görünmemesi kuraldır; sehven işlenmiş bir beraat kaydının derhâl düzeltilmesi talep edilmelidir.

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararlarının Durumu

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları adli sicile kaydedilmez. Bu kararlar kendine özgü ayrı bir sistemde tutulur ve yalnızca bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi hâlinde verilebilir. Dolayısıyla iş başvurusu ya da ruhsat işlemi için alınan adli sicil belgesinde bu kayıt görünmez. Denetim süresinin yükümlülüklere uyularak tamamlanması hâlinde davanın düşmesine karar verilir ve kayıt bu sistemden de çıkarılır.

3. Adli Sicil Kaydı ile Arşiv Kaydı Arasındaki Fark

Ölçüt Adli Sicil Kaydı Arşiv Kaydı

İçerik İnfazı henüz tamamlanmamış, güncel mahkûmiyetler Adli sicilden silinerek aktarılmış eski mahkûmiyetler

Silinme koşulu İnfazın tamamlanması ve kanunda sayılan diğer hâller Arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren belirli sürelerin geçmesi

Sonuç Silinen kayıt arşive aktarılır Süre dolduğunda kayıt tamamen ortadan kalkar

Kimler görebilir Kişinin kendisi veya vekili, adli merciler, seçim kurulları, özel kanunla yetkilendirilen kurumlar Aynı çevre; memuriyet, ruhsat ve belirli meslek başvurularında ayrıca sorgulanır

4. Adli Sicil Kaydının Silinmesi (5352 s.K. m.9)

Mahkûmiyet hükmüne ilişkin adli sicil kaydı, aşağıdaki hâllerden birinin gerçekleşmesiyle Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce silinerek arşiv kaydına alınır.

Cezanın veya güvenlik tedbirinin infazının tamamlanması.

Ceza mahkûmiyetini bütün sonuçlarıyla ortadan kaldıran şikâyetten vazgeçme veya etkin pişmanlık.

Ceza zamanaşımının dolması.

Genel af.

Bu silme işlemi kural olarak re'sen yapılır ve ayrıca başvuru gerektirmez. Ancak koşullar oluştuğu hâlde kayıt sistemde görünmeye devam ediyorsa, dilekçeyle silme talebinde bulunulması gerekir. Uygulamada bu gecikme; infaz bilgisinin sisteme geç işlenmesi, adli para cezasının ödendiğine dair kaydın ulaşmaması ya da denetimli serbestlik dosyasının kapanmamış görünmesi gibi nedenlerden kaynaklanır.

Ertelenmiş Cezalarda Durum

Hapis cezasının ertelenmesi hâlinde mahkûmiyet adli sicile kaydedilir. Denetim süresinin yükümlülüklere uygun ve iyi hâlli olarak geçirilmesi hâlinde ceza infaz edilmiş sayılır; bu aşamada kayıt adli sicilden silinerek arşive aktarılır. Erteleme ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması arasındaki en somut fark burada ortaya çıkar: erteleme sicilde görünürken, hükmün açıklanmasının geri bırakılması görünmez.

5. Arşiv Kaydının Silinmesi (5352 s.K. m.12)

Arşiv kaydının tamamen silinmesi, adli sicil kaydına göre daha uzun sürelere ve daha sıkı koşullara bağlanmıştır. Süreler, kaydın arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren işlemeye başlar.

Mahkûmiyetin Niteliği Süre Ek Koşul

Hak yoksunluğu doğurmayan mahkûmiyetler 5 yıl Ek koşul aranmaz

Anayasa m.76 ile Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunlarda hak yoksunluğuna neden olan mahkûmiyetler 15 yıl Yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınmış olmalıdır

Aynı nitelikteki mahkûmiyetler 30 yıl Yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı aranmaz

İlgilinin ölümü — Kayıt tamamen silinir

Süre Beklenmeksizin Silinen Hâller

Fiilin suç olmaktan çıkarılması: Kanun değişikliğiyle fiil suç olmaktan çıkarılmışsa, bu suçtan mahkûmiyete ilişkin adli sicil ve arşiv kayıtları talep aranmaksızın tamamen silinir.

Kanun yararına bozma veya yargılamanın yenilenmesi: Bu yollar sonucunda beraat ya da ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmiş ve kesinleşmişse, önceki mahkûmiyete ilişkin adli sicil ve arşiv kaydı tamamen silinir.

Akıl hastalığına bağlı güvenlik tedbirleri: Akıl hastalığı nedeniyle hükmedilen güvenlik tedbirlerine ilişkin kayıtlar, infazın tamamlanmasıyla tamamen silinir.

İlgilinin ölümü: Ölüm hâlinde hem adli sicil hem arşiv kaydı tamamen silinir.

Bu hâller, arşiv kaydı için öngörülen bekleme sürelerinin istisnasını oluşturur ve pratikte en hızlı sonuç alınan yollardır. Özellikle kesinleşmiş bir mahkûmiyetin kanun yararına bozma yoluyla ortadan kaldırılması, kaydın tamamen silinmesi bakımından doğrudan sonuç doğurur.

6. Yasaklanmış Hakların Geri Verilmesi (Memnu Hakların İadesi)

Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunların belirli bir suçtan ya da belirli bir cezaya mahkûmiyete bağladığı hak yoksunlukları, mahkûmiyetin sonuçları sona erdikten sonra da devam edebilir. Bu yoksunlukların giderilmesi için öngörülen yol, 5352 sayılı Kanun'un 13/A maddesinde düzenlenen yasaklanmış hakların geri verilmesidir.

Kararın verilebilmesi için aranan koşullar şunlardır:

Mahkûm olunan cezanın infazının tamamlandığı tarihten itibaren üç yıllık sürenin geçmiş olması.

Kişinin bu süre içinde yeni bir suç işlememiş olması.

Hayatını iyi hâlli olarak sürdürdüğü konusunda mahkemede kanaat oluşması.

Ödemekle yükümlü olunan adli para cezası ile yargılama giderlerinin ödenmiş olması.

Talep, hükmü veren mahkemeye ya da hükümlünün ikametgâhının bulunduğu yerdeki aynı derecedeki mahkemeye sunulur. Verilen karara karşı Ceza Muhakemesi Kanunu'ndaki itiraz yoluna başvurulabilir. Karar, kesinleşmesi hâlinde arşiv kaydına işlenir ve arşiv kaydının on beş yıllık sürenin dolmasıyla silinebilmesinin de koşulunu oluşturur.

Bu kurumun kapsamı sınırlıdır. Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesinde düzenlenen ve mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak doğan hak yoksunlukları bakımından ayrı bir düzenleme geçerlidir; kurum, esas olarak özel kanunlardaki süresiz yoksunluklara yöneliktir.

7. Başvuru Usulü

Kayıt sorgulaması, e-Devlet üzerinden ya da adliyelerdeki adli sicil birimlerinden yapılabilir. Belge talep edilirken kullanım amacının doğru seçilmesi gerekir; arşiv kaydını da içeren belge ile yalnızca adli sicil kaydını gösteren belge birbirinden farklıdır.

Silme koşulları oluştuğu hâlde kaydın devam ettiği tespit edilirse izlenecek yol şudur:

Kaydın dayandığı mahkeme kararı, kesinleşme şerhi ve infazın tamamlandığını gösteren belgeler toplanır.

Adli para cezası ödenmişse ödemeye ilişkin makbuz, denetimli serbestlik uygulanmışsa dosyanın kapandığına dair yazı eklenir.

Silme talebini içeren dilekçe, Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğüne ya da bulunulan yerdeki adli sicil birimi aracılığıyla iletilir.

Arşiv kaydı bakımından talep ediliyorsa, sürenin dolduğu ve mahkûmiyetin hak yoksunluğu doğurmadığı dilekçede açıkça gösterilir.

Talebin reddi hâlinde işlem idari nitelikte olduğundan, idare mahkemesinde iptal davası açılması gündeme gelir.

Çocuklara Ait Kayıtlar

Fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış kişilere ait adli sicil ve arşiv kayıtları özel bir rejime tabidir. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturma kapsamında değerlendirilmek üzere Cumhuriyet başsavcılıkları, hâkim veya mahkemeler tarafından istenebilir. Amaç, çocukluk döneminde işlenen bir fiilin yetişkinlik hayatında kalıcı bir engel oluşturmasını önlemektir.

Olay Özeti

Bir kişi hakkında 2016 yılında verilen adli para cezası kesinleşmiş, para cezası 2017 yılında ödenerek infaz tamamlanmıştır. Kişi 2026 yılında bir kamu kurumuna başvurduğunda, kendisinden arşiv kaydını da içeren adli sicil belgesi istenmiş ve belgede eski mahkûmiyetin arşiv kaydı olarak göründüğü anlaşılmıştır.

Hukuki Değerlendirme

İnfazın tamamlandığı 2017 yılında kaydın adli sicilden silinerek arşive alınması gerekirdi. Mahkûmiyet adli para cezasına ilişkin olduğundan ve Türk Ceza Kanunu dışındaki bir kanunda hak yoksunluğu doğurmadığı sürece, arşiv kaydı bakımından uygulanacak süre beş yıldır. Bu süre 2022 yılında dolmuş olacağından kaydın bugün itibarıyla tamamen silinmiş olması beklenir. Kaydın hâlâ görünmesi hâlinde, kesinleşme şerhli karar ile ödeme makbuzu eklenerek Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğüne silme talepli başvuru yapılmalıdır. Talebin reddi hâlinde idare mahkemesinde iptal davası yolu açıktır. Mahkûmiyetin özel bir kanunda hak yoksunluğu doğurduğu belirlenirse süre beş yıl değil, on beş veya otuz yıl olarak hesaplanır ve on beş yıllık süre için yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınması gerekir.

8. Sıkça Sorulan Sorular

İnfaz bittiğinde sabıka kaydı tamamen silinir mi?

Hayır. İnfazın tamamlanması kaydı adli sicilden siler, ancak kayıt arşive aktarılır. Tamamen silinmesi için arşiv kaydı bakımından öngörülen sürelerin dolması ya da kanunda sayılan istisnai hâllerden birinin gerçekleşmesi gerekir.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması sabıka kaydında görünür mü?

Hayır. Bu kararlar adli sicile işlenmez, kendine özgü ayrı bir sistemde tutulur ve yalnızca soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak adli mercilerce istenebilir. İş başvurusu için alınan belgede görünmez.

Arşiv kaydı için beş yıl mı, otuz yıl mı beklenir?

Belirleyici olan, mahkûmiyetin Türk Ceza Kanunu dışındaki bir kanunda hak yoksunluğu doğurup doğurmadığıdır. Doğurmuyorsa süre beş yıldır. Doğuruyorsa, yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınması koşuluyla on beş yıl, bu karar alınmaksızın otuz yıl geçmesi gerekir.

Beraat kararı sicile işlenir mi?

Hayır. Beraat, düşme ve kovuşturmaya yer olmadığı kararları adli sicile kaydedilmez. Sehven işlenmiş bir kayıt varsa düzeltilmesi talep edilmelidir.

Kayıt silinince eski mahkûmiyet tekerrüre esas alınır mı?

Adli sicilden silinme ile tekerrür hükümlerinin uygulanması farklı meselelerdir. Tekerrür bakımından Türk Ceza Kanunu'nda öngörülen süreler ayrıca değerlendirilir; kaydın arşive alınmış olması tek başına tekerrür sonucunu ortadan kaldırmaz.

Ücret karşılığı sicil sildiren kişiler var mı?

Hayır. Adli sicil ve arşiv kayıtları yalnızca kanunda sayılan koşulların gerçekleşmesiyle silinir. Ücret karşılığı kayıt sileceğini ileri sürerek para talep eden kişilerin beyanı hukuki dayanaktan yoksundur.

Dikkat: Süreçte Sık Yapılan Hatalar

Belge türünün yanlış talep edilmesi: Yalnızca adli sicil kaydını gösteren belgenin temiz görünmesi, arşiv kaydının bulunmadığı anlamına gelmez. Memuriyet ve ruhsat başvurularında arşiv kaydını da içeren belge sorgulanır.

Sürenin yanlış başlangıçtan hesaplanması: Arşiv kaydı süreleri, mahkûmiyet tarihinden değil, kaydın arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren işler.

Hak yoksunluğu doğuran mahkûmiyetin gözden kaçırılması: Özel kanunlarda öngörülen bir yoksunluk varsa süre beş yıl değildir; beş yıl varsayımıyla yapılan başvurular reddedilir.

Yasaklanmış hakların geri verilmesi yolunun atlanması: On beş yıllık sürenin işleyebilmesi bu karara bağlıdır. Karar alınmadan yalnızca sürenin geçmesi beklenirse süre otuz yıl olarak uygulanır.

Ödeme ve infaz belgelerinin eklenmemesi: Silme talebi, infazın tamamlandığını gösteren belgelerle desteklenmediğinde sonuçsuz kalır.

9. Sonuç

Adli sicil ve arşiv kaydı, çoğu zaman fark edilmeksizin kişinin memuriyet, ruhsat, ihale ve meslek başvurularının önünde duran teknik bir engeldir. Kaydın hangi kategoriye girdiğinin belirlenmesi, sürelerin doğru başlangıç tarihinden hesaplanması, mahkûmiyetin özel bir kanunda hak yoksunluğu doğurup doğurmadığının incelenmesi ve gerektiğinde yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna başvurulması, sonucu doğrudan belirleyen adımlardır. Küheylan Hukuk Bürosu, adli sicil ve arşiv kayıtlarının incelenmesi, silme talebine esas başvuruların hazırlanması, yasaklanmış hakların geri verilmesi davaları ile talebin reddi hâlinde açılacak iptal davalarında hukuki destek sunmaktadır.

Önemli Yasal Uyarı: Bu rehberde yer alan hukuki açıklamalar ve örnek senaryo Küheylan Hukuk Bürosu tarafından genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Her dosyanın kendine özgü koşulları sonucu değiştirebileceğinden, sürecin ilk aşamasından itibaren bir avukattan hukuki destek alınması tavsiye olunur. © 2026 Küheylan Hukuk Bürosu. Tüm Hakları Saklıdır.

Küheylan Hukuk

KÜHEYLAN HUKUK