20 Kasım 2025
Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi, Ziynet Alacağı ve Mal Kaçırmaya Karşı Alınabilecek Tedbirler
Bu rehber, Türk Medeni Kanunu'nun 202-281. maddeleri ve Yargıtay'ın yerleşik içtihadı esas alınarak 2026 yılı itibarıyla güncellenmiştir.
Özet Türkiye'de evlenen çiftler aksini kararlaştırmadıkça "Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi"ne tabidir; bu rejimde evlilik içinde çalışarak kazanılan her varlığın yarısı boşanmada diğer eşin hakkıdır. Kişisel mallar bu paylaşımın dışında kalır. Düğün takıları, aksi ispatlanmadıkça kadının kişisel malı sayılır ve ev masraflarına harcansa dahi geri istenebilir. Mal kaçırma girişimlerine karşı ihtiyati tedbir ve tasarrufun iptali gibi usuli araçlar mevcuttur.
Tapu Kimin Üzerine, Alacak Kimin?
Boşanma sürecindeki en yaygın yanılgılardan biri, bir malın tapusunun veya faturasının kimin üzerine olduğunun, o malın kime ait sayılacağını belirlediği düşüncesidir. Türk hukukunda durum böyle işlemez. Evlilik içinde alınan bir daire, kocanın maaşıyla alınıp yalnızca onun adına tescil edilmiş olsa dahi, kadının o değerin yarısında hakkı doğar. Aşağıda bu hakkın kaynağı, sınırları ve düğün takılarına özgü kurallar ele alınmaktadır.
Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi: Hangi Mal Paylaşıma Girer?
1 Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe giren Türk Medeni Kanunu uyarınca, eşler evlenirken aksine bir mal rejimi sözleşmesi imzalamamışsa aralarında kanunen "Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi" geçerli olur. Bu rejimde, evlilik birliği süresince her eşin kendi emeğiyle kazandığı mal varlığı üzerinde, boşanma hâlinde diğer eşin yüzde elli oranında hakkı doğar. Doğru paylaşım için kanun malları iki kategoriye ayırır.
Edinilmiş Mallar (Paylaşıma Tabi Olanlar) Çalışmanın karşılığı olan edinimler: Evlilik içinde eşlerden birinin maaşı, primi, serbest meslek kazancı veya ticari işletmesinden elde ettiği gelirler. Sosyal güvenlik ödemeleri: Emekli ikramiyesi, kıdem tazminatı, maluliyet maaşı veya iş göremezlik tazminatının evlilik süresine isabet eden kısmı. Kişisel malların gelirleri: Evlilik öncesi sahip olunan bir konutun kira geliri veya kişisel paranın evlilik süresince işleyen faiz geliri, Türk Medeni Kanunu'nun 219. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca edinilmiş mal sayılır. Edinilmiş malların yerine geçen değerler: Evlilik içinde kazanılan parayla alınan bir aracın satılıp yerine gayrimenkul alınması hâlinde, o gayrimenkul de edinilmiş mal statüsündedir.
Kişisel Mallar (Paylaşıma Tabi Olmayanlar) Evlilik öncesi varlıklar: Eşlerden birinin evlenmeden önce kendi birikimiyle veya ailesinin desteğiyle edindiği menkul ve gayrimenkul değerler. Miras ve karşılıksız kazanımlar: Evlilik sürerken dahi olsa, eşlerden birine ailesinden kalan miras veya doğrudan kendisine yapılan bağışlar (piyango ikramiyesi dahil). Manevi tazminat alacakları: Eşlerden birinin uğradığı bir haksızlık nedeniyle kendi şahsı adına hak kazandığı manevi tazminat bedelleri. Kişisel kullanım eşyaları: Şahsi giysiler, mesleki aletler, kişisel bilgisayar gibi yalnızca bir eşin kullanımına özgülenmiş eşyalar. Düğün Takılarının Paylaşımı: Kime Aittir?
Müvekkillerin sahadaki davalarda en çok hak kaybı yaşadığı alanların başında düğün takıları gelir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun yerleşik içtihadına göre, düğünde takılan ziynet eşyaları (altın, bilezik, set, para) cinsi ve kime takıldığı fark etmeksizin, aksine bir örf-adet veya yazılı sözleşme bulunmadıkça kadının kişisel malı sayılır.
Erkeğe takılan kadına özgü olmayan nakit paralar veya çeyrek altınlar bakımından da, o yörede takının kadına ait olduğuna dair güçlü bir örf-adet bulunmuyorsa kadının hakkı korunur. Takıların boşanma davasında talep edilebilmesi için ayrıca bir ziynet alacağı davası açılması ve takıların varlığının düğün videosu, fotoğraflar veya bilirkişi incelemesiyle somut olarak ispatlanması gerekir.
Uygulamada en sık karşılaşılan savunma, takıların düğün borçları veya ev peşinatı için bozdurulduğu iddiasıdır. Yargıtay bu durumda erkek eşi sorumlu tutar: kadın eş, altınların bozdurulup borca yatırılmasına "bir daha geri almamak üzere hibe ettiğini" açıkça beyan etmediği sürece, erkek eş bu takıların bedelini kadına aynen veya nakden iade etmekle yükümlüdür. Ev veya araba alımında kullanılmışsa, kadının bu tutardan doğan hakkı "değer artış payı alacağı" olarak mal paylaşımı davasına dahil edilir.
Mal paylaşımı davası boşanma davasıyla birlikte açılabilir; ancak mahkeme genellikle boşanma davasının kesinleşmesini "bekletici mesele" yapar. Bu nedenle boşanma kesinleşmeden mal paylaşımı davasının esasına girilip karar verilemez.
Zamanaşımı Boşanma kararının kesinleştiği tarihten itibaren Süre geçtikten sonra açılan davalar zamanaşımı Süresi 10 yıl nedeniyle doğrudan reddedilir.
Görevli ve Eşlerin son altı aydır birlikte oturdukları yer veya Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk Yetkili davalının yerleşim yeri aile mahkemesi mahkemesi, aile mahkemesi sıfatıyla bakar. Mahkeme
Mal Kaçırmayı Dava açılır açılmaz araç, tapu ve banka Tapu kaydına "davalıdır" şerhi işlenmesi, malın üçüncü Önleme hesaplarına ihtiyati tedbir talep edilebilir kişiye devrini engeller.
Tasfiye Payı Edinilmiş malların net değerinden borçlar Malın mülkiyeti değil, tasfiye tarihindeki güncel piyasa Alacağı düşüldükten sonra kalan kısmın yarısı değerinin yarısı nakit olarak talep edilir.
Meltem Hanım ile Hakan Bey 2015 yılında evlenmiş, 2024 yılında boşanma davası açmış ve evlilikleri 2026 yılında kesinleşen kararla son bulmuştur. Evlilik içinde Hakan Bey'in mühendislik maaşıyla bir daire alınmış ve tapuda kendi adına tescil edilmiştir. Düğünde Meltem Hanım'a 20 adet Cumhuriyet altını ve 5 adet bilezik takılmış, bu altınlar evlilik içinde bozdurularak dairenin peşinatında kullanılmıştır. Hakan Bey, evin kendi maaşıyla alındığını ve tapunun kendi adına olduğunu öne sürerek talebe itiraz etmiştir.
Yargılama ve İspat Süreci Meltem Hanım'ın vekili aracılığıyla Antalya Aile Mahkemesi'nde açılan mal rejimi tasfiyesi ve ziynet alacağı davasında öncelikle dairenin üçüncü kişilere satılmasını engellemek için tapu kaydına ihtiyati tedbir şerhi konulmuştur. Düğün videoları bilirkişiye inceletilerek Meltem Hanım'a takılan altınların listesi ve güncel piyasa değeri saptanmıştır. Mahkeme, altınların daire peşinatında kullanıldığını tespit ederek bu tutarı Meltem Hanım lehine değer artış payı alacağı olarak hesaplamıştır.
Hukuki Hüküm Bilirkişi raporu doğrultusunda mahkeme, dairenin güncel değerinin yarısı olan tasfiye payı alacağı ile peşinata harcanan düğün takılarının nakdi bedelinin toplamı olan 1.800.000 TL'nin Hakan Bey'den alınarak Meltem Hanım'a ödenmesine karar vermiştir. Hakan Bey'in "kendi maaşıyla aldığı" savunması, evlilik içinde edinilen maaşın kanunen edinilmiş mal sayılması nedeniyle reddedilmiştir.
Evlenmeden önce alınan evin, evlilik içindeki kira geliri paylaşıma girer mi? Evet. Türk Medeni Kanunu'nun 219. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, bir eşin kişisel malının evlilik süresince getirdiği kira, faiz veya temettü geliri edinilmiş mal sayılır. Evlilik boyunca biriken bu gelirler veya bu gelirle alınan yeni varlıklar boşanmada yarı yarıya paylaşıma tabidir.
Eşin evlilik içinde çektiği krediler mal paylaşımını nasıl etkiler? Mal tasfiyesinde her eşin edinilmiş mallara ilişkin borçları, o malın değerinden düşülür. Örneğin krediyle alınan bir aracın boşanma davası tarihinde henüz ödenmemiş kredi borcu varsa, aracın piyasa değerinden kalan borç düşülür ve net kalan miktar üzerinden paylaşım yapılır. Eşin şahsi, kumar veya aileyle ilgisi olmayan gizli borçları ise diğer eşi bağlamaz.
Eş, dava açılmadan önce mallarını akrabalarına devretti; ne yapılabilir? Bu, sahada en sık karşılaşılan mal kaçırma yöntemidir. Türk Medeni Kanunu'nun 229. maddesi uyarınca, eşlerden birinin tasfiyeden doğan hakları azaltmak amacıyla boşanma davasından önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan yaptığı karşılıksız kazandırmalar, tasfiye sırasında hiç devredilmemiş gibi mevcut mal varlığına eklenerek hesaplanır. Bu muvazaalı satışların iptali için üçüncü kişilere karşı tasarrufun iptali davası açılabilir.
Talebin dilekçede net belirtilmemesi: Boşanma dilekçesinde mal rejiminin tasfiyesi ve ziynet alacağı talebinin ayrıca ve açıkça belirtilmemesi, harcın eksik yatırılmasına ve malların dökümünün yapılmamasına yol açar. Boşanma davası ile mal paylaşımı davası, harç ve usul bakımından tamamen bağımsız iki dava konusudur.
Yanlış değer tespit tarihi: Taşınmaz veya araçların değeri, boşanma davasının açıldığı tarihteki değil, mahkemenin karara en yakın tasfiye tarihindeki güncel piyasa değeri esas alınarak hesaplanır. Davanın uzaması, enflasyonist ortamda malın değerinin artması anlamına gelir; bu nedenle bilirkişi raporlarına zamanında itiraz edilmesi veya ek rapor talep edilmesi belirleyicidir.
Mal rejimi tasfiyesi ve ziynet alacağı davaları, aktüerya hesabı ve usul bilgisi gerektiren teknik davalardır. Tapunun kimin üzerine olduğu değil, malın evlilik içinde edinilip edinilmediği belirleyicidir. Mal kaçırma girişimlerine karşı zamanında tedbir alınması ve değer tespitine doğru zamanda itiraz edilmesi, davanın sonucunu doğrudan etkiler.
Önemli Yasal Uyarı: Bu rehberde yer alan hukuki açıklamalar, süreç akışları ve örnek senaryolar Küheylan Hukuk Bürosu tarafından genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Metin hukuki danışmanlık niteliği taşımaz; her somut olayın kendine özgü koşullarına göre sonuç değişebilir. Mal rejimi tasfiyesi ve ziynet alacağı davaları ileri derece hesap uzmanlığı gerektirdiğinden, sürecin bir avukat desteğiyle yürütülmesi tavsiye olunur. © 2026 Küheylan Hukuk Bürosu. Tüm Hakları Saklıdır.
Küheylan Hukuk Bürosu — Burhaniye Mh. Neşetbey Sk. No:12/5 Kat:5 Daire:3 Üsküdar/İstanbul — info@kuheylan.av.tr — kuheylanhukuk.com
KÜHEYLAN HUKUK