26 Ağustos 2026
Ceza İnfazının Ertelenmesi: Şartlar, Süreler ve Başvuru Usulü 5275 Sayılı Kanun m.16, m.17 ve m.17/A Kapsamında Hapis Cezasının İnfazının Geri Bırakılması ve Durdurulması Bu rehber, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun, Türk Ceza Kanunu ve Yargıtay içtihadı esas alınarak 2026 yılı itibarıyla güncellenmiştir.
İnfazın ertelenmesi, kesinleşmiş bir hapis cezasının infazının geçici olarak ileri bir tarihe bırakılmasıdır. Hükümlünün istemiyle erteleme, kasten işlenen suçlarda üç yıl, taksirle işlenen suçlarda beş yıl veya daha az süreli hapis cezalarında mümkündür ve çağrı üzerine gelen hükümlünün talebi üzerine Cumhuriyet Başsavcılığınca karara bağlanır. Erteleme her defasında bir yılı geçemez; toplam süre kasten işlenen suçlarda iki yılı, taksirli suçlarda üç yılı aşamaz. Terör suçları, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar ile mükerrirlere özgü infaz rejimine tabi olanlar ve disiplin ya da tazyik hapsine mahkûm olanlar bu imkândan yararlanamaz. Hastalık, gebelik ve ağır engellilik hâllerinde ise ayrı bir erteleme rejimi işler. Erteleme bir af değildir; süre dolduğunda hükümlü teslim olmakla yükümlüdür.
Ceza hukukunda erteleme sözcüğü iki ayrı kurumu ifade eder ve bunların karıştırılması, yanlış mercie yapılan başvurulara ve zaman kaybına yol açar.
Birincisi, Türk Ceza Kanunu'nun 51. maddesinde düzenlenen hapis cezasının ertelenmesidir. Burada karar yargılama sırasında mahkemece verilir ve ceza kural olarak hiç infaz edilmez; hükümlü bir denetim süresine tabi tutulur. İkincisi ise 5275 sayılı Kanun'da düzenlenen infazın ertelenmesidir. Bu kurum hüküm kesinleştikten sonra devreye girer ve cezayı ortadan kaldırmaz; yalnızca infazın başlangıcını ileri bir tarihe taşır.
Rehberde ikinci kurum, yani kesinleşmiş cezanın infazının geri bırakılması ele alınmaktadır. Hükümlünün istemiyle erteleme, hastalık ve gebelik hâlleri ile mahkemece infazın durdurulması ayrı ayrı incelenmektedir.
Ceza sınırı 2 yıl veya daha az hapis Kasten işlenen suçlarda 3 yıl, taksirli suçlarda 5 yıl veya daha az
Sonuç Ceza denetim süresi iyi hâlli geçirilirse infaz edilmiş sayılır İnfaz ileri tarihe bırakılır; süre sonunda çekilir
Kasten işlenen suçlarda üç yıl, taksirle işlenen suçlarda ise beş yıl veya daha az süreli hapis cezalarının infazı, çağrı üzerine gelen hükümlünün istemi üzerine Cumhuriyet Başsavcılığınca ertelenebilir. Maddedeki "çağrı üzerine gelen" ifadesi belirleyicidir: hakkında yakalama emri bulunan ya da teslim olmayan hükümlü bu imkândan yararlanamaz.
Kanun, ertelemeyi zorunlu ve çok ivedi hâllerin varlığına bağlamış ve bu hâlleri örnekleyerek saymıştır:
Hükümlünün yükseköğrenimini bitirebilmesi.
Ana, baba, eş veya çocuklarının ölümü ya da bu kişilerin sürekli hastalık veya malullükleri nedeniyle ailenin ticari faaliyetlerinin yürütülebilmesinin veya tarım topraklarının işlenebilmesinin imkânsız hâle gelmesi.
Hükümlünün hastalığının sürekli bir tedaviyi gerektirmesi.
Sayım sınırlayıcı değildir; benzer nitelikte, zorunlu ve ivedi başka hâller de değerlendirmeye konu olabilir. Talebin kabulü Cumhuriyet savcısının takdirindedir ve bu takdir kullanılırken cezanın süresi kadar hükümlünün kişisel, sosyal ve ekonomik koşulları da gözetilir.
Erteleme her defasında bir yılı geçemez. Toplam erteleme süresi ise kasten işlenen suçlarda iki yılı, taksirle işlenen suçlarda üç yılı aşamaz. Cumhuriyet savcısı, ertelemeyi güvence gösterilmesi şartına bağlayabilir. Güvence miktarı belirlenirken hükümlünün ekonomik durumu dikkate alınır; ödeme gücü bulunmayan hükümlü bakımından güvence aranmaksızın da karar verilebilir.
Kimler Yararlanamaz?
Terör suçları ile örgüt faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlardan mahkûm olanlar.
Cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan mahkûm olanlar.
Haklarında mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına karar verilenler.
Disiplin veya tazyik hapsine mahkûm olanlar.
Talep, infaz işlemlerini yürüten Cumhuriyet Başsavcılığına yapılır. Sürecin işleyişi şu şekildedir:
Hüküm kesinleştikten sonra hükümlüye çağrı kâğıdı tebliğ edilir ve teslim olması istenir.
Hükümlü, çağrı üzerine infaz savcılığına başvurarak erteleme talebini ve dayandığı sebepleri yazılı olarak bildirir.
Talebe, ileri sürülen sebebi kanıtlayan belgeler eklenir. Öğrenci belgesi, sağlık kurulu raporu, tedavi planı, ölüm belgesi, işletme veya tarım faaliyetine ilişkin kayıtlar bu kapsamdadır.
Başvurunun çağrı kâğıdını düzenleyen savcılık dışında bir yere yapılması hâlinde, verilen kararın ilgili infaz savcılığına bildirilmesi gerekir.
Talebin reddi hâlinde infaz hâkimliğine şikâyet yoluna başvurulabilir; infaz hâkimliğinin kararına karşı da itiraz mümkündür.
Belgesiz ve soyut gerekçelere dayanan başvurular sonuç vermez. Zorunluluk ve ivedilik unsurlarının somut belgelerle ortaya konulması, talebin kabul edilme ihtimalini doğrudan etkiler.
Hükümlünün sağlık durumuna dayanan erteleme, istem üzerine ertelemeden bağımsız bir rejime tabidir. Burada cezanın süresine ilişkin bir üst sınır aranmaz ve kapsam dışı bırakılan suç grupları bakımından farklı bir değerlendirme yapılır.
Akıl hastalığı: Akıl hastalığına tutulan hükümlünün cezasının infazı geriye bırakılır ve hükümlü iyileşinceye kadar Türk Ceza Kanunu'nun 57. maddesinde belirtilen sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınır. Sağlık kurumunda geçen süreler cezaevinde geçmiş sayılır.
Diğer hastalıklar: Kural olarak infaza resmî sağlık kuruluşlarının mahkûmlara ayrılan bölümlerinde devam olunur. Ancak infazın mahkûmun hayatı için kesin bir tehlike oluşturması hâlinde infaz, iyileşinceye kadar geri bırakılır.
Gebelik ve doğum: Gebe olan veya doğurduğu tarihten itibaren bir yıl altı ay geçmemiş bulunan kadınların cezasının infazı geri bırakılır.
Ağır hastalık veya engellilik: Maruz kaldığı ağır hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyen ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağı değerlendirilen hükümlünün cezasının infazı belirli bir süreyle ertelenebilir.
Bu hâllerde geri bırakma kararı, Adli Tıp Kurumunca düzenlenen ya da Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan rapora dayanır. Raporun içeriği, kararın dayanağını oluşturduğundan sürecin en teknik aşamasıdır.
2019 yılında 7188 sayılı Kanun ile eklenen 17/A maddesi, uygulamada sıkça yanlış tanıtılan dar kapsamlı bir düzenlemedir. Genel bir erteleme yolu değildir.
Madde yalnızca birlikte işlenmiş suçlar bakımından ve Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280. maddesinin üçüncü fıkrası ile 306. maddesinin uygulanma olanağının bulunduğu hâllerde işletilebilir. Bu hükümler, kanun yolu incelemesi sonucu verilen kararın, başvuruda bulunmamış diğer sanıklara da sirayet etmesi ihtimalini düzenler. Böyle bir ihtimalin bulunduğu dosyalarda, hükmü veren ilk derece mahkemesinden infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilmesi istenebilir.
Usul bakımından maddenin özellikleri şunlardır: karar verilmeden önce Cumhuriyet savcısı ile hükümlünün görüşlerini yazılı olarak bildirmesi istenebilir; karar duruşma açılmaksızın verilir; karara karşı itiraz yolu açıktır ve talebin kabulü güvence gösterilmesine veya başka bir şarta bağlanabilir.
6. Erteleme Süresinin Sonunda Ne Olur?
İnfazın ertelenmesi bir af ya da cezasızlık hâli değildir. Süre dolduğunda hükümlü, kalan cezasını çekmek üzere infaz savcılığına teslim olmakla yükümlüdür.
Teslim olunmaması hâlinde hükümlü hakkında derhâl yakalama emri düzenlenir ve bu işlem elektronik ortam üzerinden kolluk birimlerine iletilir. Güvence gösterilmişse, teslim olunmaması nedeniyle güvencenin Devlet Hazinesine gelir kaydedilmesi gündeme gelir. Erteleme kararının dayanağı olan koşulların ortadan kalkması hâlinde de karar kaldırılabilir; bu karara karşı infaz hâkimliğine başvurulabilir.
Erteleme süresi cezadan düşülmez. Ertelemede geçen süre infaz edilmiş sayılmadığından, süre sonunda cezanın tamamı çekilmek üzere infaz kaldığı yerden devam eder.
Taksirle yaralama suçundan bir yıl sekiz ay hapis cezasına mahkûm edilen ve hükmü kesinleşen kişiye çağrı kâğıdı tebliğ edilmiştir. Hükümlü, babasının geçirdiği ağır rahatsızlık nedeniyle aile işletmesinin yönetiminin tamamen kendisine kaldığını ve üniversite son sınıfta olduğunu ileri sürerek infaz savcılığına başvurmuştur. Başvuruya öğrenci belgesi, sağlık kurulu raporu ve işletmeye ilişkin kayıtlar eklenmiştir.
Suç taksirle işlendiğinden beş yıllık üst sınır aşılmamıştır ve ceza türü bakımından erteleme yolu açıktır. Hükümlü çağrı üzerine savcılığa başvurduğundan kanunun aradığı temel koşul da gerçekleşmiştir. İleri sürülen sebepler, kanunda örneklenen zorunlu ve ivedi hâller kapsamında değerlendirilebilir niteliktedir; belgelerle desteklenmiş olması talebin kabul ihtimalini artırır. Erteleme kabul edilirse süre her defasında bir yılı geçemez ve taksirli suç olduğundan toplam süre üç yılı aşamaz. Cumhuriyet savcısı güvence gösterilmesini şart koşabilir. Talep reddedilirse infaz hâkimliğine şikâyet yoluna başvurulabilir. Süre sonunda teslim olunmaması hâlinde yakalama emri düzenlenir ve gösterilen güvence Hazineye gelir kaydedilebilir.
İnfazın ertelenmesi cezayı ortadan kaldırır mı?
Hayır. Erteleme yalnızca infazın başlangıcını ileri bir tarihe taşır. Süre sonunda hükümlü teslim olmakla yükümlüdür ve ertelemede geçen süre cezadan düşülmez.
Hakkında yakalama emri bulunan kişi erteleme talep edebilir mi? Kanun, ertelemeyi çağrı üzerine gelen hükümlünün istemine bağlamıştır. Teslim olmayan ya da hakkında yakalama emri bulunan hükümlü bu imkândan yararlanamaz. Bu nedenle çağrı kâğıdına yanıt verilmesi belirleyicidir.
Erteleme talebi reddedilirse ne yapılabilir? Cumhuriyet Başsavcılığının ret kararına karşı infaz hâkimliğine şikâyet yoluna başvurulabilir. İnfaz hâkimliğinin kararına karşı da itiraz mümkündür.
Ceza üç yılın üzerindeyse hiç erteleme mümkün değil midir? Hükümlünün istemiyle erteleme bakımından ceza sınırı aşıldığında bu yol kapanır. Ancak hastalık, gebelik ve ağır engellilik hâllerine dayanan erteleme rejimi ceza süresine bağlı değildir ve ayrıca değerlendirilir.
Güvence gösterilmesi zorunlu mudur? Zorunlu değildir; Cumhuriyet savcısının takdirindedir. Hükümlünün ekonomik durumunun yetersiz olduğu hâllerde güvence aranmaksızın da erteleme kararı verilebilir.
Erteleme süresi uzatılabilir mi? Erteleme her defasında bir yılı geçmemek üzere yenilenebilir. Toplam süre kasten işlenen suçlarda iki yılı, taksirle işlenen suçlarda üç yılı aşamaz.
Çağrı kâğıdının yanıtsız bırakılması: Teslim olmayan hükümlü hakkında yakalama emri düzenlenir ve istem üzerine erteleme yolu fiilen kapanır.
İki erteleme kurumunun karıştırılması: Türk Ceza Kanunu'nun 51. maddesindeki erteleme yargılama aşamasına aittir; kesinleşmiş hükümde bu maddeye dayanılarak yapılan başvurular sonuçsuz kalır.
Belgesiz başvuru yapılması: Zorunluluk ve ivedilik, sağlık kurulu raporu, öğrenci belgesi veya işletme kayıtları gibi somut belgelerle ortaya konulmadığında talep reddedilir.
Süre sonunda teslim olunmaması: Yakalama emri düzenlenmesinin yanı sıra gösterilen güvencenin Hazineye gelir kaydedilmesi gündeme gelir.
Ret kararına karşı şikâyet yolunun kullanılmaması: İnfaz hâkimliğine başvuru imkânı gözden kaçırıldığında, esasen kabul edilebilir nitelikteki bir talep kesinleşmiş sayılır.
İnfazın ertelenmesi, kesinleşmiş bir hapis cezasının doğuracağı sonuçları hükümlünün eğitimi, sağlığı ve ailesinin geçimi bakımından katlanılabilir hâle getirmeyi amaçlayan, ancak dar koşullara ve kısa sürelere bağlanmış bir kurumdur. Hangi erteleme rejiminin uygulanacağının doğru belirlenmesi, çağrı kâğıdına süresinde yanıt verilmesi, zorunluluk ve ivedilik unsurlarının belgeyle desteklenmesi, sağlık raporlarının usulüne uygun temini ve ret kararına karşı şikâyet yolunun zamanında kullanılması sonucu doğrudan etkiler. Küheylan Hukuk Bürosu, infazın ertelenmesi ve durdurulması taleplerinin hazırlanması, sağlık raporu süreçlerinin yürütülmesi ve infaz hâkimliğine yapılacak şikâyet başvurularında hukuki destek sunmaktadır.
Önemli Yasal Uyarı: Bu rehberde yer alan hukuki açıklamalar ve örnek senaryo Küheylan Hukuk Bürosu tarafından genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Her dosyanın kendine özgü koşulları sonucu değiştirebileceğinden, sürecin ilk aşamasından itibaren bir avukattan hukuki destek alınması tavsiye olunur. © 2026 Küheylan Hukuk Bürosu. Tüm Hakları Saklıdır.
KÜHEYLAN HUKUK