Hakaret Suçu ve Cezası (TCK m.125) Rehberi

19 Ağustos 2026

Ceza Hukuku

Hakaret Suçu ve Cezası (TCK m.125): Uzlaşma Kalktı, Önödeme Dönemi Başladı Türk Ceza Kanunu m.125-131 Kapsamında Hakaret, Nitelikli Hâller, Şikâyet Süresi ve Önödeme Usulü Bu rehber, Türk Ceza Kanunu, 7531 ve 7571 sayılı Kanun değişiklikleri ile Yargıtay içtihadı esas alınarak 2026 yılı itibarıyla güncellenmiştir.

Özet

Hakaret suçunun temel cezası üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır; kamu görevlisine görevinden dolayı, inanç ve düşünce açıklaması nedeniyle ya da kutsal değerlerden bahisle işlenmesi hâlinde ceza bir yıldan az olamaz, alenen işlenmesi hâlinde altıda bir oranında artırılır. Suçun usul rejimi 2024 ve 2025 yıllarında köklü biçimde değişmiştir: 7571 sayılı Kanun ile hakaret uzlaştırma kapsamından tamamen çıkarılmış, kamu görevlisine görevinden dolayı işlenen hâl dışındaki bütün hakaret fiilleri önödeme kapsamına alınmıştır. Ayrıca şikâyete bağlı hakaret suçlarında şikâyet süresi, altı aylık genel süreye ek olarak fiil tarihinden itibaren iki yıllık mutlak bir üst sınıra bağlanmıştır.

1. Hakaret Dosyalarında Neden Artık Uzlaşma Teklifi Gelmiyor?

Hakaret şikâyetinde bulunan ya da hakkında şikâyette bulunulan kişilerin son dönemde en çok karşılaştığı soru şudur: uzlaştırma bürosundan neden çağrı gelmiyor? Yanıt, suçun maddi unsurlarında değil, tabi olduğu usul rejiminde saklıdır. 2024 ve 2025 yıllarında yapılan iki ayrı kanun değişikliği ile hakaret suçu uzlaştırma listesinden çıkarılmış, yerine failin devlet hazinesine ödeme yapmasına dayanan önödeme kurumu getirilmiştir.

Bu değişimin pratik sonucu her iki taraf için de doğrudandır. Şikâyetçi açısından, karşı taraftan uzlaşma karşılığında maddi bir talepte bulunma imkânı ortadan kalkmıştır. Şüpheli açısından ise dosyanın belirli bir tutarın süresinde ödenmesiyle kamu davası açılmadan kapanabileceği bir yol doğmuştur. Rehberde hakaret suçunun unsurları, nitelikli hâlleri ve cezaları, şikâyet süresine ilişkin yeni mutlak sınır, önödeme usulü ve cezasızlık sebepleri ele alınmaktadır.

2. Hakaret Suçu Nedir? Suçun İki İşleniş Biçimi

Türk Ceza Kanunu'nun 125. maddesi, şerefe karşı suçlar bölümünde yer alır ve kişinin onur, şeref ve saygınlığını korur. Madde, suçun iki ayrı hareketle işlenebileceğini öngörmüştür.

Somut fiil veya olgu isnadı: Kişiye, doğruluğu ya da yanlışlığı araştırılabilir nitelikte bir davranışın yüklenmesidir. "Şirketin parasını zimmetine geçirdi" ya da "sınavda kopya çekerek kazandı" gibi ifadeler bu kapsamdadır. İsnadın somutluğu, ileride ele alınacak ispat hakkı bakımından belirleyicidir.

Sövme: Somut bir olguya dayanmayan, doğrudan aşağılayıcı söz veya davranışlarla kişinin saygınlığına saldırılmasıdır. Küfür niteliğindeki ifadeler tipik örneğidir.

Suçun huzurda işlenmesi kuraldır. Mağdurun yokluğunda, yani gıyabında yapılan hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat edilerek işlenmiş olması gerekir. Bu koşul suçun kanuni bir unsurudur; sözün üç kişiye ulaşmadığı ve onlar tarafından algılanmadığı hâllerde hakaret suçu oluşmaz.

İleti Yoluyla Hakaret Huzurda Sayılır

Maddenin ikinci fıkrası, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenen hakareti huzurda işlenmiş kabul

eder. Kısa mesaj, e-posta, sesli mesaj ya da doğrudan mesaj yoluyla gönderilen ifadeler bu kapsamdadır. Buradaki ayırt edici ölçüt, iletinin doğrudan mağduru muhatap almasıdır; üçüncü kişilere gönderilen içeriklerde ise gıyapta hakaret ve ihtilat koşulu gündeme gelir.

3. Hakaret Suçunun Cezası ve Nitelikli Hâlleri

Temel hâlde ceza, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. Seçimlik ceza öngörüldüğünden mahkeme, somut olayın özelliklerine göre bu iki yaptırımdan birini tercih eder. Nitelikli hâllerde ise ceza ağırlaşır.

Hâl Madde Yaptırım

Temel hâl (huzurda veya gıyapta ihtilatla) m.125/1 3 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezası

Sesli, yazılı veya görüntülü iletiyle işlenmesi m.125/2 Temel hâlle aynı ceza

Kamu görevlisine görevinden dolayı m.125/3‑a Cezanın alt sınırı 1 yıldan az olamaz

İnanç, düşünce veya kanaat açıklaması nedeniyle m.125/3‑b Cezanın alt sınırı 1 yıldan az olamaz

Kişinin mensup olduğu dince kutsal sayılan m.125/3‑c Cezanın alt sınırı 1 yıldan az olamaz değerlerden bahisle

Aleniyet m.125/4 Ceza altıda bir oranında artırılır

Kurul hâlinde çalışan kamu görevlilerine Kurul üyelerinin her birine karşı işlenmiş sayılır, zincirleme m.125/5 görevlerinden dolayı suç hükümleri uygulanır

Kamu Görevlisine Hakarette Aranan Bağlantı Koşulu

Nitelikli hâlin uygulanabilmesi için iki koşulun birlikte gerçekleşmesi gerekir: mağdurun kamu görevlisi sıfatını taşıması ve hakaretin görevinden dolayı yapılmış olması. Kamu görevlisine, göreviyle hiçbir ilgisi bulunmayan kişisel bir husumet nedeniyle edilen hakaret bu bende girmez; fiil temel hâl kapsamında değerlendirilir ve şikâyete bağlı kalır. Bu ayrım yalnızca ceza miktarını değil, soruşturmanın re'sen mi yoksa şikâyet üzerine mi yürüyeceğini ve önödeme yolunun açık olup olmadığını da belirlediğinden, dosyanın seyrini kökten değiştirir.

Aleniyet Ölçütü

Aleniyet, fiilin belirli olmayan ve birden fazla kişi tarafından algılanabilecek biçimde gerçekleşmesini ifade eder. Yargıtay'ın yerleşik yaklaşımına göre içeriğin fiilen görülmüş olması aranmaz; görülebilir olması yeterlidir. Herkese açık bir sosyal medya hesabından yapılan paylaşım, kalabalık bir ortamda söylenen söz veya açık erişimli bir yorum bu kapsamda değerlendirilir. Buna karşılık kapalı bir gruptaki ya da karşılıklı özel yazışmadaki ifadelerde aleniyet unsuru tartışmalı hâle gelir.

4. Şikâyet Süresi: Altı Ay Kuralına Eklenen İki Yıllık Mutlak Sınır

Hakaret suçu kural olarak şikâyete bağlıdır. Kamu görevlisine görevinden dolayı işlenen hâl ise re'sen soruşturulur ve şikâyet aranmaz.

Şikâyet süresi, genel kural uyarınca fiilin ve failin öğrenildiği günden itibaren altı aydır. Ancak 7 Kasım 2024 tarihli ve 7531 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle Türk Ceza Kanunu'nun 73. maddesinin ikinci fıkrasına eklenen cümle uyarınca, şikâyete bağlı hakaret suçu bakımından şikâyet süresi, her ne suretle olursa olsun fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemez.

Bu mutlak sınır özellikle internet ortamındaki paylaşımlar bakımından sonuç doğurur. Daha önce yıllar önce yapılmış bir

paylaşımı sonradan fark eden kişi, altı aylık süreyi öğrenme tarihinden başlatabiliyordu. Yeni düzenlemeye göre fiilin üzerinden iki yıl geçmişse, faili ya da fiili sonradan öğrenmiş olmak şikâyet hakkını canlandırmaz. Süre geçtikten sonra yapılan başvurularda muhakeme şartı gerçekleşmediğinden soruşturma yürütülemez.

5. Uzlaştırmadan Önödemeye: 2024-2026 Dönemindeki Rejim Değişikliği

Hakaret suçunun usul rejimi kısa bir sürede üç aşamalı biçimde dönüşmüştür. Bu sürecin bilinmesi, hangi tarihte işlenmiş fiile hangi kuralın uygulanacağını anlamak bakımından gereklidir.

Birinci Aşama: 7531 Sayılı Kanun

14 Kasım 2024 tarihinde yürürlüğe giren 7531 sayılı Kanun ile hakaret suçunun yalnızca belirli hâlleri, başta ileti yoluyla işlenen biçimi olmak üzere, uzlaştırma kapsamından çıkarılıp önödeme kapsamına alınmıştır. Yüz yüze işlenen hakaret ise uzlaştırma rejiminde bırakılmıştır. Ortaya çıkan ikili yapı, aynı suçun farklı işleniş biçimleri arasında usul farkı yaratmıştır.

İkinci Aşama: Anayasa Mahkemesi Kararı

Anayasa Mahkemesi, 27 Mart 2025 tarihli ve E.2024/197, K.2025/86 sayılı kararıyla bu ayrımı eşitlik ve ölçülülük ilkeleri bakımından denetlemiş ve düzenlemenin bir kısmını iptal etmiştir. İptal hükmünün yürürlüğü, yasama organına düzenleme yapma imkânı tanımak amacıyla 28 Şubat 2026 tarihine ertelenmiştir. Bu dönemde çok sayıda hakaret dosyası yeni düzenlemeyi beklemek üzere bekletilmiştir.

Üçüncü Aşama: 7571 Sayılı Kanun ve Yürürlükteki Durum

25 Aralık 2025 tarihinde yürürlüğe giren 7571 sayılı Kanun ile boşluk doldurulmuştur. Kanunun 24. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinde değişiklik yapılarak hakaret suçu uzlaştırma kapsamından tamamen çıkarılmıştır. Kanunun 16. maddesiyle Türk Ceza Kanunu'nun 75. maddesinin altıncı fıkrası yeniden düzenlenmiş ve önödeme hükümlerinin, üçüncü fıkranın (a) bendi hariç olmak üzere hakaret suçu bakımından uygulanacağı öngörülmüştür.

Hakaretin İşleniş Biçimi Uzlaştırma Önödeme

Yüz yüze basit hakaret (m.125/1) Uygulanmaz Uygulanır

İleti yoluyla hakaret (m.125/2) Uygulanmaz Uygulanır

Kamu görevlisine görevinden dolayı (m.125/3‑a) Uygulanmaz Uygulanmaz

İnanç veya kutsal değerlerden bahisle (m.125/3‑b, c) Uygulanmaz Uygulanır

Alenen işlenen hakaret (m.125/4) Uygulanmaz Uygulanır

Kamu görevlisine görevinden dolayı işlenen hakaret, hem uzlaştırma hem de önödeme kapsamı dışında kalmaktadır. Bu hâlde soruşturma re'sen yürütülür ve dosya doğrudan kamu davası açılmasıyla sonuçlanabilir.

6. Önödeme Usulü Nasıl İşler?

Önödeme, failin belirlenen tutarı süresinde hazineye yatırması hâlinde hakkında kamu davası açılmamasını sağlayan bir kurumdur. Uzlaştırmadan ayrılan en önemli yönü, ödemenin mağdura değil devlete yapılmasıdır; mağdurun sürece katılımı ve rızası aranmaz.

İşleyiş şu şekildedir. Cumhuriyet savcısı, suçun işlendiğine dair yeterli şüpheye ulaştığında iddianame düzenlemeden önce faile önödeme ihtarı gönderir. Tutar, hapis cezasının aşağı sınırının karşılığı olarak her gün için yüz Türk lirası üzerinden hesaplanır.

Basit hakarette alt sınır üç ay, yani doksan gün olduğundan hesaplama doksan gün üzerinden yapılır ve tutara soruşturma giderleri eklenir. Aleniyet gibi artırım sebeplerinin bulunması ya da nitelikli hâllerde alt sınırın yükselmesi, ödenecek miktarı da doğrudan artırır.

Fail, tebliğden itibaren on gün içinde ödeme yapabilir. Aynı süre içinde talep edilmesi hâlinde savcı, tutarın birer ay arayla üç eşit taksitte ödenmesine karar verebilir. Ödemenin tamamlanması hâlinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilir. Ödeme yapılmazsa soruşturma olağan seyrinde devam eder ve iddianame düzenlenir.

Devam Eden Dosyalarda Önödeme

Türk Ceza Kanunu'nun 75. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, bir suçun soruşturma veya kovuşturma aşamasında yapılan kanun değişikliğiyle önödeme kapsamına alınması hâlinde, savcılık veya mahkeme önödeme işlemini uygular. Bu nedenle 7571 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihte derdest olan hakaret dosyalarında da yargılamayı yürüten mahkemenin önödeme ihtarında bulunması gerekir.

Hakaretle Birlikte Başka Bir Suç İşlenmişse

Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinin üçüncü fıkrasına eklenen düzenleme uyarınca, önödeme kapsamına giren bir suç ile uzlaştırma kapsamına giren bir suçun aynı mağdura karşı birlikte işlenmesi hâlinde, uzlaştırma kapsamındaki suç bakımından uzlaşma hükümleri uygulanır. Aynı olayda hem hakaret hem tehdit bulunuyorsa, hakaret için önödeme, tehdit için uzlaştırma yolu ayrı ayrı işletilir.

7. Cezasızlık Sebepleri: Hangi Hâllerde Ceza Verilmez?

Kanun, hakaret suçu bakımından failin cezalandırılmasını engelleyen ya da cezayı azaltan birkaç özel düzenleme öngörmüştür. Savunmanın kurulmasında bu hükümlerin doğru tespiti belirleyici olur.

İsnadın İspatı

Türk Ceza Kanunu'nun 127. maddesi uyarınca, isnat edilen fiilin gerçek olduğu ispatlanırsa faile ceza verilmez. İsnat edilen fiil nedeniyle mağdur hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunması hâlinde isnat ispatlanmış sayılır. İspat hakkı yalnızca somut fiil isnadı bakımından geçerlidir; sövme biçimindeki hakarette ispat edilecek bir olgu bulunmadığından bu hükmün uygulanma imkânı yoktur.

İddia ve Savunma Dokunulmazlığı

Yargı mercileri veya idari makamlar nezdinde yapılan yazılı ya da sözlü başvuru, iddia ve savunmalar kapsamında kişilerle ilgili olarak somut isnatta bulunulması hâlinde, isnat uyuşmazlıkla bağlantılı olduğu sürece ceza verilmez. Buradaki sınır, isnadın uyuşmazlığın çözümüne yönelik olmasıdır; bağlantısız ve yalnızca karşı tarafı küçük düşürmeyi amaçlayan ifadeler bu koruma kapsamında değerlendirilmez.

Haksız Fiile Tepki ve Karşılıklı Hakaret

Türk Ceza Kanunu'nun 129. maddesi üç ayrı durum düzenler. Hakaretin haksız bir fiile tepki olarak işlenmesi hâlinde ceza üçte bire kadar indirilebileceği gibi hiç verilmeyebilir. Kasten yaralama fiiline tepki olarak işlenen hakarette ceza verilmez. Hakaretin karşılıklı olması hâlinde ise taraflardan biri ya da her ikisi bakımından ceza üçte bire kadar indirilebilir veya tamamen kaldırılabilir. Bu son hüküm, tartışma sırasında karşılıklı sarf edilen sözlerin dosyaya girmesinin neden çift yönlü sonuç doğurduğunu açıklar.

8. Eleştiri ile Hakaret Arasındaki Sınır

Her sert veya rahatsız edici söz hakaret suçunu oluşturmaz. İfade özgürlüğü, yalnızca hoşa giden değerlendirmeleri değil,

rahatsız edici ve sarsıcı nitelikteki görüşleri de koruma altına alır. Ceza sorumluluğunun doğması için sözün, kişinin onur ve saygınlığını rencide etmeye elverişli olması ve eleştiri sınırlarını aşması gerekir.

Uygulamada değerlendirme yapılırken şu ölçütler dikkate alınır: sözün söylendiği bağlam ve ortam, tarafların sıfatları, sözün kamusal bir tartışmaya katkı sunup sunmadığı, isnadın somut bir olguya dayanıp dayanmadığı ve ifadenin kişinin eylemine mi yoksa doğrudan kişiliğine mi yöneldiği. Kamusal görev yürüten kişilerin, faaliyetlerine yönelik eleştirilere karşı daha geniş bir tahammül göstermesi beklenir; ancak bu genişleme, doğrudan aşağılayıcı ifadeleri kapsamaz.

9. Delillerin Toplanması ve Korunması

Hakaret dosyalarının önemli bir bölümü delil eksikliği nedeniyle sonuçsuz kalır. Sözlü hakarette tanıkların kimlik bilgilerinin şikâyet dilekçesinde açıkça gösterilmesi, dijital ortamdaki hakarette ise içeriğin kaybolmadan tespit edilmesi belirleyicidir.

Ekran görüntüsü alınırken içeriğin yanı sıra hesap adresinin, tarih ve saat bilgisinin de görünür olması sağlanmalıdır.

Paylaşımın silinme ihtimaline karşı noter aracılığıyla tespit yaptırılması, delilin kaynağı bakımından güçlü bir dayanak oluşturur.

Sesli mesaj ve görüntülü içerikler, orijinal dosya biçimiyle birlikte saklanmalıdır.

Anonim hesaplarda, içeriğin tespitiyle birlikte erişim kayıtlarının ilgili kurumlardan istenmesi talep edilmelidir.

İki yıllık mutlak şikâyet süresi işlediğinden, delil toplama beklentisiyle şikâyetin geciktirilmesi hak kaybına yol açabilir.

Olay Özeti

Bir apartman yönetimindeki anlaşmazlık sırasında kat maliki, komşusuna herkese açık bir sosyal medya paylaşımında aşağılayıcı ifadeler kullanmıştır. Aynı gün ayrıca komşusunun telefonuna doğrudan mesaj göndererek benzer sözleri tekrarlamıştır. Mağdur, paylaşımı gördüğü tarihten üç ay sonra şikâyette bulunmuştur.

Hukuki Değerlendirme

Herkese açık paylaşım, belirli olmayan sayıda kişinin algılamasına elverişli olduğundan aleniyet unsuru gerçekleşmiş sayılır ve ceza altıda bir oranında artırılır. Doğrudan gönderilen mesaj ise mağduru muhatap alan bir ileti niteliğinde olduğundan huzurda işlenmiş kabul edilir. Şikâyet, öğrenmeden itibaren altı aylık süre içinde ve fiil tarihinden itibaren iki yıllık mutlak sınır aşılmadan yapıldığından muhakeme şartı gerçekleşmiştir. Fiil kamu görevlisine görevinden dolayı işlenmediğinden uzlaştırma uygulanmaz; dosya önödeme kapsamındadır ve şüpheliye ödeme ihtarı gönderilir. Ödemenin süresinde yapılması hâlinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir.

10. Sıkça Sorulan Sorular

Hakaret dosyasında uzlaşma teklifi gelir mi?

Hayır. 7571 sayılı Kanun ile hakaret suçu uzlaştırma kapsamından tamamen çıkarılmıştır. Şüpheliye uzlaşma değil, önödeme ihtarı gönderilir. Uzlaştırma yalnızca aynı olayda işlenen tehdit gibi başka bir suç bakımından gündeme gelebilir.

Önödemeyi kabul etmek suçu kabul etmek anlamına gelir mi? Önödeme hükümlerinden yararlanmak için failin suçu ikrar etmesi aranmaz. Ödemenin süresinde yapılması hâlinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilir ve kamu davası açılmaz.

Ödenen para mağdura mı gider?

Hayır. Önödemede tutar devlet hazinesine yatırılır. Mağdurun bu ödemeden pay alması söz konusu değildir. Maddi veya manevi zararın giderilmesi için ayrıca hukuk mahkemesinde tazminat davası açılması gerekir.

Yıllar önce yapılmış bir paylaşımı yeni fark ettim, şikâyet edebilir miyim?

Fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yıl geçmişse şikâyet hakkı düşer. Sonradan öğrenmiş olmak bu mutlak süreyi yeniden başlatmaz.

Karşılıklı hakaret hâlinde iki taraf da ceza alır mı? Türk Ceza Kanunu'nun 129. maddesi uyarınca karşılıklı hakarette mahkeme, taraflardan biri veya her ikisi bakımından cezayı üçte bire kadar indirebileceği gibi hiç ceza vermeyebilir. Sonuç, tahrikin ağırlığına ve sözlerin karşılıklılığına göre belirlenir.

Polise veya memura edilen hakarette önödeme mümkün müdür?

Hakaretin görevinden dolayı işlenmesi hâlinde önödeme uygulanmaz. Ancak kamu görevlisine göreviyle ilgisi bulunmayan kişisel bir husumet nedeniyle edilen hakaret temel hâl kapsamında kaldığından, bu durumda önödeme yolu açıktır.

Dikkat: Süreçte Sık Yapılan Hatalar

İki yıllık mutlak sürenin gözden kaçırılması: Altı aylık süreye güvenip fiil tarihinden itibaren iki yılı aşan başvurular, muhakeme şartı gerçekleşmediği için sonuçsuz kalır.

Önödeme ihtarına yanıtsız kalınması: On günlük süre içinde ödeme yapılmaması ya da taksit talep edilmemesi, dosyanın doğrudan kamu davasına dönüşmesine yol açar.

Nitelikli hâlin yanlış belirlenmesi: Kamu görevlisine karşı işlenen her hakaretin nitelikli hâl sayıldığı varsayımı yaygın bir yanılgıdır. Görevle bağlantı kurulamayan olaylarda savunmanın bu yönde kurulması gerekir.

Karşılıklı sözlerin göz ardı edilmesi: Şikâyetçinin tartışma sırasında kullandığı ifadeler de dosyaya girer ve karşı tarafın lehine indirim ya da cezasızlık sonucu doğurabilir.

Dijital içeriğin usulünce tespit edilmemesi: Silinen paylaşımlarda yalnızca ekran görüntüsüne dayanılması, içeriğin kaynağının tartışmaya açılmasına neden olur.

11. Sonuç

Hakaret suçu, ceza miktarı bakımından ilk bakışta sınırlı görünse de sonuçları adli sicil kaydından meslek hayatına kadar uzanabilen bir suç tipidir. Uzlaştırmanın kaldırılıp önödemenin getirilmesiyle birlikte, sürecin yönetiminde tarafların hareket alanı da değişmiştir: şikâyetçi bakımından sürelerin doğru hesaplanması ve delilin usulünce tespiti, şüpheli bakımından ise önödeme ihtarının zamanında değerlendirilmesi ile nitelikli hâl ve cezasızlık sebeplerinin doğru tespiti belirleyici hâle gelmiştir. Küheylan Hukuk Bürosu, hakaret ve şerefe karşı suçlara ilişkin dosyalarda şikâyet dilekçesinin hazırlanması, dijital delillerin tespiti, önödeme sürecinin değerlendirilmesi ve yargılama aşamasında savunmanın yürütülmesi konularında hukuki destek sunmaktadır.

Önemli Yasal Uyarı: Bu rehberde yer alan hukuki açıklamalar ve örnek senaryo Küheylan Hukuk Bürosu tarafından genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Her dosyanın kendine özgü koşulları sonucu değiştirebileceğinden, sürecin ilk aşamasından itibaren bir avukattan hukuki destek alınması tavsiye olunur. © 2026 Küheylan Hukuk Bürosu. Tüm Hakları Saklıdır.

Yazar: Av. Mert Deniz Küheylan

Küheylan Hukuk Bürosu — Burhaniye Mh. Neşetbey Sk. No:12/5 Kat:5 Daire:3 Üsküdar/İstanbul — info@kuheylanhukuk.com — kuheylanhukuk.com

Küheylan Hukuk

KÜHEYLAN HUKUK