Marka Başvurusuna İtiraz ve YİDK Süreci Rehberi

Fikri Mülkiyet Hukuku

Marka Başvurusuna İtiraz: Yayıma İtiraz, Ret Kararına İtiraz ve YİDK Süreci SMK m.17-21 ve 5000 sayılı Kanun m.15/C kapsamında itiraz gerekçeleri, kullanım ispatı, kötü niyet iddiası ve Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararlarına karşı dava yolu Bu rehber, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ve Yargıtay içtihatları esas alınarak 2026 itibarıyla güncellenmiştir.

Özet

Resmi Marka Bülteni'nde yayımlanan bir başvuru, iki ay boyunca itiraza açıktır ve bu süre geçtikten sonra benzer bir markayı durdurmanın yolu çoğu zaman masraflı bir hükümsüzlük davasıdır. İtiraz eden taraf açısından gerekçenin ve ücretin süre içinde sunulması, başvuru sahibi açısından ise kullanım ispatı talebinin Kurum aşamasında ileri sürülmesi sonucu doğrudan belirler. Bu rehberde itiraz yolları, Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6. maddesindeki itiraz gerekçeleri, kötü niyetli başvurulara ilişkin 2026 tarihli Hukuk Genel Kurulu kararı, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) aşaması ve Kurul kararlarına karşı iki aylık hak düşürücü süreye tabi dava yolu açıklanmaktadır.

1. Marka Başvurusuna Karşı Hangi Yollar Var?

Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK), bir marka başvurusuna karşı üç ayrı yol öngörür ve her birinin kapsamı farklıdır. Bu ayrımın baştan doğru yapılması, hangi gerekçenin hangi aşamada ileri sürülebileceğini belirler.

Üçüncü kişi görüşü (m.17): Başvurunun yayımından tescile kadar herkes, markanın mutlak ret nedenleri kapsamında tescil edilmemesi gerektiğine ilişkin yazılı görüş sunabilir. Görüş sahibi işlemlere taraf olmaz ve önceki marka benzerliğine (m. 5/1-ç) dayanamaz.

Yayıma itiraz (m.18): İlgili kişiler, başvurunun yayımından itibaren iki ay içinde hem mutlak (m.5) hem nispi (m.6) ret nedenlerine dayanarak itiraz edebilir. Uygulamada en etkili yol budur.

Karara itiraz (m.20): Kurum kararından zarar gören taraf, kararın bildiriminden itibaren iki ay içinde itiraz eder. Başvurusu reddedilen başvuru sahibi de itirazı reddedilen önceki hak sahibi de bu yola başvurabilir.

2. Yayıma İtiraz: Süre, Şekil ve Ücret

İtiraz, yazılı ve gerekçeli olarak Kuruma yapılır. Kanun üç unsurun aynı iki aylık süre içinde tamamlanmasını şart koşar: itiraz dilekçesi, itiraz gerekçeleri ve itiraz ücretinin ödendiğine ilişkin bilgi. Gerekçeler süre içinde sunulmazsa itiraz yapılmamış sayılır (SMK m.18/2). 2026 yılı tarifesine göre yayıma itiraz ücreti 1.150 TL'dir.

İki aylık süre bültenin yayım tarihinden başlar ve kişiye ayrıca bildirim yapılmaz. Bu nedenle markası ticari değer taşıyan işletmeler için bültenin düzenli izlenmesi, itiraz hakkının fiilen kullanılabilmesinin ön şartıdır. Süre kaçırıldığında başvuru tescil edilir ve aynı sonuca ancak mahkemede açılacak hükümsüzlük davasıyla ulaşılabilir (m.25).

3. İtiraz Gerekçeleri

Karıştırılma ihtimali değerlendirmesinde markalar bütün olarak, görsel, işitsel ve kavramsal yönleriyle karşılaştırılır. Ortak unsurun ayırt edici gücü ve hedef tüketicinin dikkat düzeyi de dikkate alınır. Tanımlayıcı veya sektörde yaygın kullanılan bir kelimenin ortaklığı, tek başına karıştırılma sonucunu doğurmaz.

Gerekçe Dayanak İtiraz Edenin Göstermesi Gereken

Karıştırılma ihtimali SMK m.6/1 Önceki tarihli marka; işaretlerin ve mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği

Ticari vekil veya temsilci başvurusu SMK m.6/2 Taraflar arasındaki temsil ilişkisi ve izinsiz başvuru

Tescilsiz önceki kullanım SMK m.6/3 Başvuru tarihinden önce ticaret sırasında kullanım ve bu kullanımla elde edilen hak

Tanınmış marka SMK m. 6/4-5 Türkiye'deki tanınmışlık düzeyi; haksız yarar, itibar zararı veya ayırt ediciliğin zedelenmesi

Ad, ticaret unvanı, fotoğraf, telif SMK m.6/6 İtiraz edenin bu haklar üzerindeki sahipliği

Kötü niyet SMK m.6/9 Başvuru sahibinin başkasına ait işareti bildiğini ve dürüstlük kuralına aykırı amaçla başvurduğunu gösteren olgular

Kötü Niyetli Başvurular

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2026 tarihli kararında kötü niyetli başvuruyu, hak sahibi olmadığını bilen kişinin dürüstlük kuralına aykırı biçimde başvuruda bulunması olarak tanımlamıştır. Kurul; başkasının tescilsiz kullandığı işaretin bilerek tescil ettirilmesini, rakibi engellemek amacıyla yapılan başvuruları, kullanılmayıp marka ticareti veya şantaj amacıyla yapılan tescilleri bu kapsamda saymış ve kötü niyetin, markanın yalnızca tescilli olduğu ülkede korunması anlamına gelen ülkesellik ilkesinin istisnasını oluşturduğunu belirtmiştir (YHGK, 11.03.2026, E.2025/280, K.2026/144). Böylece yurt dışında kullanılan ancak Türkiye'de tescil ettirilmemiş bir markanın, onu bilerek Türkiye'de tescile konu eden kişiye karşı korunabilmesinin yolu açıktır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin onadığı bir başka dosyada ise kötü niyetin başvurunun tamamını etkilediği ve tüm sınıflar bakımından sonuç doğurduğu kabul edilmiştir (11. HD, 18.03.2025, E.2024/3844, K.2025/1879).

4. Başvuru Sahibinin Savunması ve Kullanım İspatı Talebi

Kurum, itirazı başvuru sahibine bildirir ve görüşlerini ister (SMK m.19/1). Başvuru sahibinin en etkili savunma araçlarından biri kullanım ispatı talebidir. İtiraza dayanak marka, itiraz edilen başvurunun tarihinde Türkiye'de en az beş yıldır tescilliyse, başvuru sahibi itiraz edenden son beş yıl içinde markasını Türkiye'de ciddi biçimde kullandığını ispat etmesini isteyebilir. İspat edilemezse itiraz reddedilir; marka yalnızca bazı mal ve hizmetlerde kullanılmışsa inceleme o mal ve hizmetlerle sınırlı yapılır (m.19/2).

Bu talebin zamanı belirleyicidir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin onadığı bir kararda, Kurum aşamasında ileri sürülmeyen kullanmama savunmasının YİDK kararının iptali davasında ilk kez ileri sürülemeyeceği kabul edilmiştir (11. HD, 26.03.2025, E. 2024/4141, K.2025/2131). Başka bir anlatımla, bu savunma Kurum'a verilecek ilk cevapta yer almazsa yargı aşamasında telafi edilemeyebilir. Kurum gerekli görürse tarafları uzlaşmaya teşvik edebilir; bu süreçte arabuluculuk hükümleri uygulanır (m.19/4). Uygulamada mal ve hizmet listesinin daraltılması, markaların birlikte var olmasına ilişkin sözleşmeler veya noter onaylı muvafakatname ile uyuşmazlık sona erdirilebilir. Muvafakatname, önceki markayla aynılık veya ayırt edilemeyecek benzerlik nedeniyle verilen mutlak ret kararlarında başvurunun önünü açar (m.5/3).

5. Karara İtiraz ve YİDK Aşaması

Kurum'un itiraz hakkında verdiği karara karşı, kararın bildiriminden itibaren iki ay içinde itiraz edilir. Gerekçeler ve ücret bu süre içinde sunulmalıdır. Kanun, itiraz süresi geçtikten sonra gerekçelerin değiştirilemeyeceğini ve yeni gerekçe eklenemeyeceğini açıkça düzenler (SMK m.20/2). Bu itirazlar Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu tarafından incelenir; Kurul tarafların görüşlerini alır ve gerekirse uzlaşmaya teşvik eder. Kurul'un kararı, Kurum'un nihai kararıdır (m.21).

6. YİDK Kararına Karşı Dava

Kurul kararlarına karşı, kararın bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde dava açılabilir (5000 sayılı Kanun m.15/C; SMK m.156/2). Dava, Kurum ile birlikte karşı taraf aleyhine açılır. Başvuru bu arada tescil edilmişse YİDK kararının iptali ile birlikte markanın hükümsüzlüğü de talep edilir. Bu davalarda verilen kararlar kesinleşmedikçe icra edilemez (SMK m.162).

İki aylık süre hak düşürücü niteliktedir ve mahkemece kendiliğinden gözetilir. Yargıtay, Kurul kararının vekile tebliğinden itibaren iki aylık sürenin son gününden bir gün sonra açılan davanın usulden reddine ilişkin kararı onamıştır (11. HD, 19.09.2024, E.2023/4679, K.2024/6563). Kurum tebligatlarının elektronik posta kutusuna konulmasını izleyen onuncu günün sonunda yapılmış sayıldığı dikkate alındığında (SMK m.160/6), sürenin başlangıcının doğru belirlenmesi davanın kaderini belirler.

İşlem Süre Sürenin Başlangıcı

Üçüncü kişi görüşü (m.17) Tescile kadar Başvurunun bültende yayımı

Yayıma itiraz (m.18) 2 ay Başvurunun bültende yayımı

Karara itiraz (m.20) 2 ay Kurum kararının bildirimi

YİDK kararına karşı dava (5000 s.K. m.15/C) 2 ay (hak düşürücü) Kurul kararının bildirimi

Tescil sonrası hükümsüzlük davası (m.25) Sessiz kalma süresi 5 yıl; kötü niyette bu sınır uygulanmaz Sonraki markanın kullanıldığının bilinmesi veya bilinmesi gerekmesi

Örnek Olay: Eski Distribütörün Marka Başvurusu

Olay Özeti

Bursa'da ev tekstili üreten bir şirket, 2019 yılından beri "Lavora" markasıyla satış yapmakta ancak markayı tescil ettirmemiştir. Şirketin iki yıl önce sözleşmesini feshettiği eski bölge distribütörü, "Lavora Home" ibaresini 24. ve 35. sınıflarda başvuruya konu etmiştir. Şirket, başvuruyu bültenin yayımından yedi hafta sonra fark etmiştir.

Hukuki Değerlendirme

Yayımdan itibaren iki aylık süre henüz dolmadığından itiraz yolu açıktır. İtiraz, tescilsiz önceki kullanıma (SMK m.6/3) ve kötü niyete (m.6/9) birlikte dayandırılmalıdır. 2019'dan bu yana düzenlenen faturalar, katalog ve fuar kayıtları önceki kullanımı; distribütörlük sözleşmesi ve yazışmalar ise başvuru sahibinin markayı bildiğini gösterir. Hukuk Genel Kurulu'nun 2026 kararındaki ölçütler bakımından, ticari ilişki nedeniyle bilinen bir işaretin ilişki sona erdikten sonra tescile konu edilmesi kötü niyetin tipik görünümüdür. Şirket aynı gün kendi adına da başvuru yapmalı, itiraz gerekçelerini ve ücreti süre dolmadan eksiksiz sunmalıdır. Süre kaçırılmış olsaydı aynı sonuç, tescilden sonra açılacak bir hükümsüzlük davasıyla ve çok daha uzun bir yargılamayla aranacaktı.

7. Sıkça Sorulan Sorular

İki aylık itiraz süresini kaçırırsam ne olur?

Başvuru tescil edilir. Mutlak ret nedenleri için tescile kadar üçüncü kişi görüşü sunulabilir; ancak önceki marka benzerliğine dayanan uyuşmazlıklar için yol, tescilden sonra açılacak hükümsüzlük davasıdır (SMK m.25).

Yurt dışında tescilli markamı Türkiye'de başkası tescil ettirdi. Ne yapabilirim?

Kural olarak marka koruması ülkeseldir. Ancak başvuru sahibi markayı bilerek ve dürüstlük kuralına aykırı biçimde tescil ettirdiyse kötü niyet itirazı veya hükümsüzlük davası mümkündür. Başvuru sahibi eski bir temsilci veya distribütörse SMK m. 6/2 de gündeme gelir.

İtiraz sonrasında taraflar anlaşabilir mi?

Evet. Kurum tarafları uzlaşmaya teşvik edebilir. Mal ve hizmet listesinin daraltılması, birlikte var olma sözleşmesi veya noter onaylı muvafakatname uygulamada sık başvurulan çözümlerdir.

YİDK kararına karşı dava hangi mahkemede açılır?

Tüm Türkiye için yetkili ve görevli mahkeme Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesidir. Karara karşı istinaf ve temyiz yolları açıktır; karar kesinleşmeden uygulanmaz.

Kullanım ispatında hangi belgeler sunulur?

Tarihli faturalar, ambalaj ve ürün fotoğrafları, katalog ve reklam materyalleri, internet satış kayıtları ve fuar katılım belgeleri kullanılır. Belgelerin markanın kendisini, ilgili mal ve hizmetleri ve son beş yıllık dönemi göstermesi gerekir.

Dikkat: Süreçte Sık Yapılan Hatalar

Gerekçeyi veya ücreti sonraya bırakmak: Gerekçesi ya da ücret bilgisi iki aylık süre içinde sunulmayan itiraz yapılmamış sayılır.

Karara itirazda yeni gerekçe ekleyebileceğini düşünmek: Süre geçtikten sonra gerekçeler değiştirilemez; ilk dilekçe eksiksiz kurgulanmalıdır.

Kullanım ispatı talebini Kurum aşamasında ileri sürmemek: Bu savunma YİDK kararının iptali davasında ilk kez ileri sürülemeyebilir.

Dava süresini yanlış hesaplamak: Elektronik tebligatın yapılmış sayıldığı tarih esas alınmazsa bir günlük gecikme dahi davanın reddine yol açar.

Kötü niyet iddiasını delilsiz bırakmak: Benzer bir markanın başvurusu tek başına kötü niyeti göstermez; tarafların ilişkisi ve başvuru sahibinin bilgisi somut belgelerle ortaya konmalıdır.

8. Sonuç

Marka itiraz süreci, kısa ve kesin sürelerle işleyen, ilk dilekçede kurulan gerekçenin sonraki tüm aşamaları belirlediği bir süreçtir. İtiraz eden için gerekçe ve delillerin iki ay içinde eksiksiz sunulması, başvuru sahibi için ise kullanım ispatı ve uzlaşma imkânlarının zamanında değerlendirilmesi sonucu doğrudan etkiler.

Küheylan Hukuk Bürosu, bülten takibi ve itiraz dilekçelerinin hazırlanmasından kullanım ispatı ve kötü niyet delillerinin düzenlenmesine, YİDK aşamasından Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesindeki iptal ve hükümsüzlük davalarına kadar marka uyuşmazlıklarını süre yönetimi ve delil stratejisi odağında yürütmektedir.

Önemli Yasal Uyarı: Bu rehber, Küheylan Hukuk Bürosu tarafından genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki mütalaa niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı içtihatları değişkenlik gösterebileceğinden, somut uyuşmazlıklarda karar vermeden önce dosyaya özgü hukuki değerlendirme yapılması gerekir. Örnek olaylardaki kişi adları ve rakamlar temsilîdir.

Yazar: Av. Mert Deniz Küheylan

İlgili Mevzuat ve Kaynaklar

Küheylan Hukuk

KÜHEYLAN HUKUK