Nafaka Ödenmezse Ne Olur? İcra Takibi ve Tazyik Hapsi (2026) Nafaka Alacağının İlamlı Takibi, Maaş Haczinde Öncelik, İİK m. 344 Kapsamında Tazyik Hapsi ve AYM'nin Süresiz Nafaka Kararının Ödeme Yükümlülüğüne Etkisi 2026 itibarıyla güncellenmiştir
Mahkeme kararıyla belirlenen nafakanın ödenmemesi, alacaklıya iki etkili yol açar: ilamlı icra takibiyle borçlunun maaş ve mallarının haczi ve İcra ve İflas Kanunu m. 344 uyarınca üç aya kadar tazyik hapsi. Nafaka alacakları, maaş haczinde diğer alacaklara göre öncelikli konumdadır. Anayasa Mahkemesi'nin “süresiz nafaka” ibaresini iptal eden kararı 30 Eylül 2026'da Resmî Gazete'de yayımlanmış olup 30 Haziran 2027'de yürürlüğe girecektir; bu karar mevcut nafaka borçlarını ortadan kaldırmaz.
Tedbir, iştirak ve yoksulluk nafakasına ilişkin kararlar ilam niteliğindedir ve ilamlı icra yoluyla takip edilir. Nafakaya ilişkin hükümler, nafakanın geçim sağlama işlevi gözetilerek kesinleşme beklenmeden icraya konulabilir. Takip, nafaka alacaklısının veya çocuk adına velayet sahibinin talebiyle herhangi bir icra dairesinde başlatılır. Takip talebinde hangi aylara ait nafakanın ödenmediği açıkça gösterilmelidir.
Borçluya icra emri tebliğ edilir. Borçlu, icra emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde birikmiş nafakayı ödemezse haciz işlemleri başlar. Takip açık tutulduğu sürece ileride muaccel olacak aylık nafakalar da aynı dosyadan tahsil edilebilir; her ay yeni takip açmaya gerek yoktur.
İİK m. 83 uyarınca maaş ve ücretlerin haczinde, borçlu ve ailesinin geçimi için gerekli miktar bırakılmak kaydıyla, kural olarak maaşın dörtte birinden az olmamak üzere haciz uygulanır. Ancak nafaka alacakları bakımından bu sınır geçerli değildir. İcra müdürü, borçlunun ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin zorunlu ihtiyaçlarını gözeterek maaşın dörtte birinden fazlasını da haczedebilir. Ayrıca maaş üzerinde önceden konulmuş başka hacizler bulunsa bile nafaka alacağı sıra beklemeden önce tahsil edilir.
Nafaka kararına uymayan borçlu, alacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsine çarptırılır. Tazyik hapsi bir ceza değil, ödeme yapılmasını sağlamaya yönelik bir zorlama aracıdır. Bu nedenle borçlu birikmiş nafakayı öderse derhâl tahliye edilir. Ödemeden sonra tekrar nafaka ödenmezse yeniden şikâyet yoluna gidilebilir.
Alacaklının, icra ceza mahkemesine şikâyette bulunması.
İİK m. 347 uyarınca şikâyet, nafakanın ödenmediğinin öğrenilmesinden itibaren üç ay ve her hâlde ödememe fiilinden itibaren bir yıl içinde yapılmalıdır. Uygulamada her ödenmeyen dönem ayrı bir fiil olarak değerlendirildiğinden, şikâyetin en son ödenmeyen dönemlere dayandırılması ve sürelerin yakından takip edilmesi önerilir.
Borçlunun ödeme gücünün bulunmadığını ileri sürmesi tek başına tazyik hapsini engellemez; ancak borçlunun gerçekten ödeme imkânının olmadığını ispatlaması hâlinde mahkeme bu durumu değerlendirebilir. Borçlu bu gibi durumlarda nafakanın azaltılması veya kaldırılması davası açmalıdır; dava açmak tek başına nafakanın ödenmemesini haklı kılmaz.
TCK m. 233, aile hukukundan doğan bakım, eğitim veya destek yükümlülüklerinin yerine getirilmemesini suç olarak düzenler. Nafaka ödenmemesi durumunda öncelikle İİK m. 344 kapsamındaki tazyik hapsi uygulanır. Bununla birlikte, bakıma muhtaç çocuğun veya eşin ağır sıkıntıya düşürülmesi gibi durumlarda ceza hukuku yolu da gündeme gelebilir.
Anayasa Mahkemesi, TMK m. 175'teki yoksulluk nafakasının “süresiz olarak” istenebileceğine ilişkin ibareyi iptal etmiştir. Karar 30 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanmış ve iptal hükmünün dokuz ay sonra, 30 Haziran 2027'de yürürlüğe girmesine karar verilmiştir. Bu süre, yasama organına yeni bir düzenleme yapma imkânı tanımak amacıyla öngörülmüştür.
İptal kararları geriye yürümez; mevcut nafaka kararları kendiliğinden ortadan kalkmaz.
Yürürlük tarihine kadar ve yeni bir kanuni düzenleme yapılmadıkça TMK m. 175 bugünkü hâliyle uygulanmaya devam eder.
İştirak nafakası (çocuk için ödenen nafaka) bu karardan etkilenmez.
Karar, birikmiş nafaka borcunun ödenmemesi için bir gerekçe oluşturmaz; icra takibi ve tazyik hapsi yolları açıktır.
Boşanma kararıyla baba, çocuğu için aylık iştirak nafakası ödemeye mahkûm edilmiştir. Baba, AYM kararının ardından “nafaka kalktı” düşüncesiyle dört aydır ödeme yapmamaktadır. Anne, babanın özel sektörde düzenli maaş aldığını bilmektedir.
AYM kararı yalnızca yoksulluk nafakasının süresizliğine ilişkindir; iştirak nafakasına herhangi bir etkisi yoktur. Anne, ilamlı icra takibi başlatarak babanın maaşına haciz koydurabilir; nafaka alacağı maaştaki diğer hacizlerden önce tahsil edilir. İcra emrinin tebliğinden sonra ödenmeyen dönemler için icra ceza mahkemesine şikâyette bulunarak babanın üç aya kadar tazyik hapsine çarptırılmasını isteyebilir. Babanın ödeme yapması hâlinde tazyik hapsi sona erer.
Nafaka miktarı her yıl kendiliğinden artar mı?
Mahkeme kararında yıllık TÜFE veya ÜFE oranında artış öngörülmüşse, artışlı miktar icra takibinde doğrudan talep edilebilir. Kararda artış yoksa nafaka artırım davası açılması gerekir.
Borçlu yurt dışındaysa ne yapılabilir?
Türkiye'deki mal ve hakları haczedilebilir. Yurt dışındaki tahsil için 1956 tarihli Nafakaların Yabancı Memleketlerde Tahsiline Dair New York Sözleşmesi kapsamında Adalet Bakanlığı aracılığıyla başvuru yapılabilir.
Birikmiş nafaka toplu olarak istenebilir mi?
Evet. Geçmiş dönemlere ait ödenmeyen nafakalar tek takipte talep edilebilir; ancak zamanaşımı itirazı riskine karşı uzun süre beklenmemesi önerilir.
Tazyik hapsi sabıka kaydına işler mi?
Hayır. Tazyik hapsi bir ceza mahkûmiyeti değildir ve adli sicil kaydına işlenmez.
Nafakayı elden ödeyip belgesiz bırakmak; ödemeler banka aracılığıyla ve açıklama yazılarak yapılmalıdır.
Alacaklının, icra emri tebliğ edilmeden tazyik hapsi şikâyetinde bulunması.
Üç aylık şikâyet süresini kaçırmak.
Borçlunun, AYM kararını ödememe gerekçesi saymak.
Gelir azaldığında nafakanın azaltılması davası açmak yerine ödemeyi kendiliğinden kesmek.
Nafaka, kâğıt üzerinde kalan bir hak değil, icra ve tazyik araçlarıyla güvence altına alınmış bir alacaktır. Doğru takip stratejisi, haciz önceliğinin etkin kullanılması ve şikâyet sürelerinin titizlikle izlenmesi, alacağın kısa sürede tahsilini sağlar. Küheylan Hukuk Bürosu, nafaka alacaklıları için hızlı tahsil süreçlerini, nafaka yükümlüleri için ise değişen ekonomik koşullara uygun hukuki çözümleri, güncel AYM kararının etkilerini de gözeterek yürütmektedir.
Önemli Yasal Uyarı: Bu rehber, genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık kendine özgü olgular içerdiğinden, somut bir olayda hak kaybına uğramamak için dosyanın bir avukat tarafından ayrıca değerlendirilmesi gerekir. Metinde yer alan mevzuat ve içtihat bilgileri yayım tarihi itibarıyla günceldir; sonraki değişiklikler sonucu etkileyebilir.
Küheylan Hukuk Bürosu · Burhaniye Mh. Neşetbey Sk. No:12/5 Kat:5 Daire:3 Üsküdar/İstanbul · info@kuheylanhukuk.com · kuheylanhukuk.com
KÜHEYLAN HUKUK