Reddi Miras Nasıl Yapılır? Süresi ve Hukuki Sonuçları

18 Kasım 2025

Miras Hukuku Serisi

Sonuçları TMK m.605-618 çerçevesinde gerçek ret, hükmen ret ve reddin hukuki sonuçlarına ilişkin uygulama rehberi. Bu rehber, 2026 yılı itibarıyla yürürlükte bulunan Türk Medeni Kanunu hükümleri ve güncel Yargıtay uygulaması esas alınarak hazırlanmıştır.

Türk hukukunda miras, mirasbırakanın ölümüyle birlikte kendiliğinden ve bir bütün olarak mirasçılara geçer; bu geçiş yalnızca malvarlığını değil, mirasbırakanın borçlarını da kapsar. Mirasçı, mirası kabul etmek zorunda değildir: kendi iradesiyle üç aylık süre içinde mahkemeye başvurarak mirası kayıtsız ve şartsız reddedebilir. Bunun yanında, terekenin ölüm tarihinde açıkça borca batık olduğu hallerde miras herhangi bir beyana gerek kalmaksızın kendiliğinden reddedilmiş sayılır; bu ikinci yola hükmen ret denir. Her iki yolun da usulü, süresi ve ispat yükü farklıdır; yanlış yolun seçilmesi veya sürenin kaçırılması, mirasçının mirasbırakanın borçlarından kendi malvarlığıyla sorumlu tutulmasına yol açabilir.

1. Reddi Miras (Mirasın Reddi) Nedir? Reddi miras, yasal veya atanmış bir mirasçının, mirasbırakanın ölümüyle kendisine geçen miras hak ve borçlarını kabul etmek istemediğini beyan ederek mirasçılık sıfatının sonuçlarından kurtulmasıdır. TMK m.605/1 uyarınca hem yasal hem de atanmış mirasçılar mirası reddedebilir. Külli halefiyet ilkesi gereği mirasbırakanın borçları da terekenin bir parçası olduğundan, özellikle borçlu bir tereke söz konusu olduğunda reddi miras, mirasçıyı kendi kişisel malvarlığıyla sorumlu tutulmaktan koruyan temel güvenlik mekanizmasıdır.

2. Gerçek Ret ve Hükmen Ret Ayrımı Kanun, mirasın reddini iki farklı görünümle düzenler. Gerçek ret, mirasçının kendi aktif iradesiyle, mahkemeye yönelttiği açık bir beyanla mirası reddetmesidir ve üç aylık hak düşürücü bir süreye tabidir. Hükmen ret ise mirasbırakanın ölüm tarihinde ödemeden aczinin açıkça belli veya resmen tespit edilmiş olması halinde, mirasçının ayrıca bir beyanda bulunmasına gerek kalmaksızın miras kendiliğinden reddedilmiş sayılmasıdır (TMK m.605/2). İki yol da aynı sonucu -mirasçının mirasbırakanın borçlarından sorumlu tutulmamasını- hedeflese de, usul ve ispat şartları tamamen farklıdır.

Kriter Gerçek Ret Hükmen Ret Hukuki Mirasçının açık ve aktif ret beyanı (TMK m.605/1) Terekenin borca batıklığının kanuni karinesi (TMK m.605/2)

Temel

Süre 3 ay, hak düşürücü (TMK m.606) Süreye tabi değildir Başvuru Yeri Mirasbırakanın son yerleşim yeri Sulh Hukuk Terekenin borca batık olduğunun tespiti davasında Asliye Hukuk

Mahkemesi Mahkemesi İspat Yükü Beyanın süresinde ve kayıtsız şartsız yapılması Ölüm tarihindeki ödemeden aczin belge ve delillerle ispatı gerekir yeterlidir

3. Gerçek Ret Nasıl ve Nereye Yapılır? TMK m.609 uyarınca mirasın gerçek reddi, mirasçı tarafından mirasbırakanın son yerleşim yeri Sulh Hukuk Mahkemesine yapılan sözlü veya yazılı bir beyanla gerçekleşir. Bu beyanın kayıtsız ve şartsız olması zorunludur; herhangi bir koşula bağlanan ret beyanı geçerli sayılmaz. Sulh hakimi, beyanı bir tutanakla tespit eder ve süresi içinde yapılmış ret, mirasın açıldığı yer mahkemesinin özel kütüğüne kaydedilir. Reddeden mirasçı isterse kendisine bu durumu gösteren bir belge de verilir. Notere veya başka bir mahkemeye yapılan ret beyanı hukuken geçersizdir ve mirası reddetme sonucunu doğurmaz.

4. Ret Süresi ve Başlangıcı Gerçek ret için öngörülen üç aylık süre hak düşürücü nitelikte olup mahkemece resen dikkate alınır; durmaz ve kesilmez. Sürenin başlangıç tarihi mirasçının sıfatına göre değişir: yasal mirasçılarda süre, kural olarak mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri tarihte başlar. Mirasçılık sıfatı daha sonra öğrenilmişse, veya mirasçı ölüme bağlı bir tasarrufla miras dışı bırakılmışken bu tasarruf sonradan iptal edilmişse, süre bu öğrenme veya iptal tarihinden itibaren işler. Atanmış mirasçılarda ise süre, vasiyetnamenin sulh hukuk mahkemesince resmen açılıp kendilerine tebliğ edildiği tarihte başlar. Terekenin koruma önlemi olarak deftere geçirildiği hallerde bu süre bir aya iner ve defter tutan sulh mahkemesinin davet tebligatının mirasçıya ulaştığı tarihten itibaren işlemeye başlar (TMK m.626).

5. Mirasın Hükmen Reddi Burhaniye Mh. Neşetbey Sk. No:12/5 Kat:5 Daire:3 Üsküdar/İstanbul — info@kuheylan.av.tr — kuheylanhukuk.com

Miras Hukuku Serisi Mirasbırakanın ölüm tarihinde borçlarının malvarlığını aştığı açıkça belli ise veya bu durum resmen tespit edilmişse, miras TMK m.605/2 uyarınca kendiliğinden reddedilmiş sayılır; bunun için ayrıca bir ret beyanına gerek yoktur. Ancak uygulamada mirasçıların, ileride tereke alacaklılarının açacağı takip ve davalara karşı kesin bir dayanağa sahip olabilmesi için "mirasın hükmen reddinin tespiti davası" açmasında büyük fayda vardır. Bu dava, terekenin borca batık olduğunun tespitine yönelik bir tespit davasıdır; Yargıtay'ın yerleşik içtihadına göre davanın değerine bakılmaksızın görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir ve dava, tereke alacaklılarına husumet yöneltilerek açılmalıdır; hasımsız açılan davalar bu eksiklik nedeniyle reddedilebilir. Hükmen ret davası herhangi bir süreye tabi değildir ve tereke alacaklılarının açtığı icra takiplerinde veya davalarda savunma olarak da her zaman ileri sürülebilir.

6. Reddin Sonuçları Mirası geçerli şekilde reddeden mirasçı, mirasbırakandan önce ölmüş gibi işlem görür; ret yalnızca reddeden mirasçı bakımından sonuç doğurur, onun altsoyunun mirasçılığını etkilemez. TMK m.611 uyarınca yasal mirasçının reddettiği pay, mirasbırakan kendisinden önce ölmüş gibi kabul edilerek diğer mirasçılara -örneğin reddeden çocuğun kendi çocuklarına (torunlara)- geçer. En yakın zümredeki tüm yasal mirasçıların mirası reddetmesi halinde tereke, TMK m.612 uyarınca sulh hakimi tarafından iflas hükümlerine göre tasfiye edilir; tasfiye sonunda borçlar ödendikten sonra artan değer varsa, bu değer mirası reddeden mirasçılara ödenir. Böylece mirasçılar hem borçlardan korunmuş hem de terekede kalan olumlu değerden pay almış olur.

7. Ret Hakkının Kaybı: Örtülü Kabul TMK m.610 uyarınca ret süresi dolmadan tereke işlerine karışan, olağan yönetim niteliğini aşan işlemler yapan ya da tereke mallarını gizleyen veya kendisine mal eden mirasçı, artık mirası reddedemez; bu davranışlar örtülü kabul olarak değerlendirilir. Örneğin mirasbırakana ait bir aracı kullanmak, terekeye ait bir taşınmazı kiraya vermek veya satmaya kalkışmak, ret hakkının kaybına yol açabilir.

Bu nedenle mirası reddetmeyi düşünen mirasçının, ret beyanını yapana kadar terekeye ait mallara -yalnızca zorunlu koruma tedbirleri dışında- hiçbir şekilde müdahale etmemesi büyük önem taşır.

8. Küçükler ve Kısıtlılar Adına Mirasın Reddi Tam ehliyetsizler adına ret beyanı, yasal temsilcileri (veli veya vasi) tarafından yapılır. Küçükler söz konusu olduğunda, veli ile küçük arasında menfaat çatışması bulunmadığı sürece ret beyanı velayet temsili yoluyla yapılabilir; menfaat çatışması ihtimali varsa mahkeme küçük için bir kayyım atanmasına karar verebilir. Vesayet altındaki mirasçılar için ise vasinin beyanına ek olarak vesayet makamının (sulh hukuk mahkemesi) ve gerektiğinde denetim makamının (asliye hukuk mahkemesi) izninin alınması zorunludur. Bu izin süreçleri zaman alabileceğinden, küçükler veya kısıtlılar adına ret başvurusunda üç aylık sürenin baştan itibaren dikkatle takip edilmesi gerekir.

9. Reddin İptali ve Alacaklıların Korunması Mirasçının, mirasbırakanın alacaklılarına zarar vermek amacıyla mirası reddetmesi ihtimaline karşı kanun, alacaklıları koruyan bir düzenleme öngörmüştür. TMK m.617 uyarınca bir mirasçının yaptığı ret, tereke alacaklılarına zarar veriyorsa, bu alacaklılar veya iflas idaresi, ret tarihinden itibaren altı ay içinde reddin iptali davası açabilir. Mahkeme, mirasçının kötüniyetli olduğunu tespit ederse reddin iptaline karar verir; bu durumda tereke iflas hükümlerine göre tasfiye edilir ve tasfiyeden artan değer öncelikle davayı açan alacaklılara ödenir. Ayrıca mirasçının kendi ret beyanı, yanılma, aldatma veya korkutma sonucu verilmişse, Türk Borçlar Kanunu'nun genel hükümleri uyarınca ayrıca iptal davasına konu edilebilir.

10. Somut Uygulama Senaryosu

OLAY ÖZET FORMU Serbest muhasebeci olan Cem Bey'in babası, kurumsal bir şirkete kefil olduktan kısa süre sonra vefat etmiştir. Cem Bey, veraset ilamını çıkardıktan sonra babasının şirkete olan kefalet borcunun malvarlığının neredeyse iki katı olduğunu, ayrıca icra takiplerinin de başlamış olduğunu fark etmiştir. Cem Bey'in kız kardeşi Elif ise henüz 16 yaşında olup annesi Aylin Hanım'ın velayeti altındadır.

BAŞVURU VE HUKUKİ SÜREÇ Cem Bey'in avukatı, öncelikle babasının ölümünü öğrendiği tarihten itibaren üç aylık sürenin işlemeye başladığını tespit ederek, süre dolmadan mirasbırakanın son yerleşim yeri Sulh Hukuk Mahkemesine kayıtsız ve şartsız ret beyanında bulunmuştur. Küçük Elif için ise anne Aylin Hanım ile Elif arasında menfaat çatışması bulunmadığı değerlendirilerek, velayet temsili yoluyla aynı mahkemeye ret beyanı sunulmuş ve mahkeme bu beyanı tutanağa geçirerek özel kütüğe kaydetmiştir. Süreç boyunca Cem Bey, babasına ait hiçbir eşyayı kullanmamaya, terekeye ait araçla hiçbir işlem yapmamaya özen göstermiştir.

SONUÇ Her iki mirasçının da ret beyanı süresinde ve usulüne uygun şekilde yapıldığından, ikisi de babalarının kefalet borcundan kişisel malvarlıklarıyla sorumlu tutulamamıştır. Aile içindeki tek yasal mirasçı zümresinin tamamen reddetmesi nedeniyle tereke, sulh hakimi tarafından iflas hükümlerine göre tasfiyeye alınmış; tasfiye sonunda kefalet alacaklısı payını almış, geriye kalan küçük bir bakiye de kanunen Cem Bey ve Elif'e ödenmiştir. Süreç, doğru sürede ve terekeye hiç müdahale edilmeden yürütüldüğü için sorunsuz tamamlanmıştır.

Burhaniye Mh. Neşetbey Sk. No:12/5 Kat:5 Daire:3 Üsküdar/İstanbul — info@kuheylan.av.tr — kuheylanhukuk.com

Miras Hukuku Serisi

11. Sürece İlişkin Pratik Bilgiler

Aşama Yapılacak İşlem Sahadan Not 1. Tereke Durumunun Mirasbırakanın borç ve alacaklarının, icra takiplerinin Banka kayıtları ve UYAP üzerinden icra dosyaları ilk Tespiti araştırılması kontrol edilecek kaynaktır.

2. Süre Takibi Ölümü öğrenme tarihinden itibaren 3 aylık sürenin Süre hak düşürücüdür; kaçırılırsa miras kayıtsız şartsız hesaplanması kazanılmış sayılır. 3. Terekeye Ret beyanına kadar terekeye ait mallara dokunulmaması Zorunlu koruma önlemleri dışında her türlü tasarruf Müdahaleden Kaçınma örtülü kabul sayılabilir.

4. Ret Beyanı Mirasbırakanın son yerleşim yeri Sulh Hukuk Beyan sözlü veya yazılı olabilir; notere yapılan beyan Mahkemesine kayıtsız şartsız beyan geçersizdir. 5. Hükmen Ret Terekenin açıkça borca batık olduğu durumlarda tespit Bu dava süreye tabi değildir ve Asliye Hukuk Değerlendirmesi davası açılması Mahkemesinde görülür.

12. Sıkça Sorulan Sorular

Reddi miras için notere gitmek yeterli midir? Hayır. Mirasın reddi yalnızca mirasbırakanın son yerleşim yeri Sulh Hukuk Mahkemesine yapılan beyanla gerçekleşir; noter huzurunda yapılan bir ret beyanı hukuken geçersizdir.

Üç aylık süreyi kaçırırsam ne olur? Süresi içinde reddedilmeyen miras kayıtsız ve şartsız kabul edilmiş sayılır. Ancak tereke açıkça borca batıksa, süreye tabi olmayan hükmen ret yolu her zaman değerlendirilebilir.

Mirası reddedersem babamın borçlarından tamamen kurtulur muyum? Evet. Geçerli şekilde reddeden mirasçı, mirasbırakandan önce ölmüş gibi işlem görür ve mirasbırakanın borçlarından kişisel malvarlığıyla sorumlu tutulamaz.

Terekeye ait bir eşyayı kullanırsam ret hakkımı kaybeder miyim? Evet, olasıdır. Olağan koruma tedbirlerini aşan her türlü tasarruf işlemi, TMK m.610 uyarınca örtülü kabul sayılabilir ve ret hakkının kaybına yol açabilir.

Küçük çocuğum adına mirası reddedebilir miyim? Evet, veli sıfatıyla temsilen ret beyanında bulunabilirsiniz; ancak sizinle çocuğunuz arasında menfaat çatışması ihtimali varsa mahkeme çocuk için ayrı bir kayyım atayabilir.

DİKKAT — SIK YAPILAN HATALAR

Reddi mirası noterde yapmaya çalışmak; bu işlem hukuken sonuç doğurmaz,

Ret beyanından önce terekeye ait bir eşyayı kullanmak veya satmaya kalkışmak, Üç aylık hak düşürücü süreyi, "veraset ilamı çıkarınca dertlerim biter" düşüncesiyle kaçırmak, Terekenin borca batık olduğu açıkça belli olduğu halde hem gerçek ret süresini kaçırıp hem de hükmen ret tespiti davası açmayı ihmal etmek, Küçük mirasçılar adına menfaat çatışması ihtimalini gözden kaçırıp kayyım atanması gerekliliğini atlamak.

13. Sonuç Mirasın reddi, borçlu bir tereke karşısında mirasçının en etkili koruma aracıdır; ancak hem gerçek ret hem hükmen ret yolunun kendine özgü süre, usul ve ispat kuralları vardır ve bu kurallara aykırı her adım, mirasçının mirasbırakanın borçlarından sorumlu tutulması sonucunu doğurabilir. Küheylan Hukuk Bürosu olarak miras hukuku departmanımız, tereke araştırmasından ret beyanının süresinde ve doğru mahkemeye sunulmasına, hükmen ret tespiti davasından küçükler adına yürütülecek izin süreçlerine kadar sürecin her aşamasında müvekkillerimize kapsamlı hukuki destek sunmaktadır. Mirasbırakanın borçlu bir tereke bıraktığını düşünüyorsanız, üç aylık süre dolmadan büromuzun miras hukuku ekibiyle görüşebilirsiniz.

Av. Mert Deniz Küheylan Burhaniye Mh. Neşetbey Sk. No:12/5 Kat:5 Daire:3 Üsküdar/İstanbul — info@kuheylan.av.tr — kuheylanhukuk.com

Miras Hukuku Serisi Önemli Yasal Uyarı: Bu rehberde yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki mütalaa niteliği taşımaz. Her somut olayın kendine özgü koşulları, terekenin durumu ve sunulan delillerin niteliğine göre sonuç değişebilir. Sürecin bir avukat desteğiyle yürütülmesi, hak düşürücü sürelerin kaçırılmaması açısından önerilir.

Burhaniye Mh. Neşetbey Sk. No:12/5 Kat:5 Daire:3 Üsküdar/İstanbul — info@kuheylan.av.tr — kuheylanhukuk.com

Küheylan Hukuk

KÜHEYLAN HUKUK