Telif Hakkı Nasıl Korunur? Eser Tescili, Noter Tespiti ve Eser Sahipliğinin İspatı 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında korumanın doğuşu, Kültür ve Turizm Bakanlığı kayıt-tescil sistemi, ispat araçları, devir ve lisans sözleşmelerinin şekli Bu rehber, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, Fikir ve Sanat Eserlerinin Kayıt ve Tescili Hakkında Yönetmelik ve Yargıtay içtihatları esas alınarak 2026 itibarıyla güncellenmiştir.
Türk hukukunda telif hakkı, eserin meydana getirildiği anda kendiliğinden doğar; marka veya patentte olduğu gibi tescil şartı yoktur. Bu nedenle "telif hakkı nasıl alınır" sorusunun cevabı, hakkın alınmasından çok, uyuşmazlık çıktığında eser sahipliğinin ve eserin yaratılma tarihinin nasıl ispat edileceğidir. Bu rehberde hangi ürünlerin eser sayıldığı, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (FSEK) eser sahipliği karinesi, Kültür ve Turizm Bakanlığı nezdindeki ihtiyari kayıt-tescil, noter tespiti ve dijital kayıtlar gibi ispat araçları, çalışan ve sipariş üzerine üretilen eserlerde hak sahipliği, devir ve lisans sözleşmelerinin şekil şartı ile yapay zekâ ile üretilen içeriklerin durumu açıklanmaktadır.
1. Telif Hakkı Ne Zaman ve Nasıl Doğar?
FSEK'e göre eser, sahibinin hususiyetini taşıyan ve ilim ve edebiyat, müzik, güzel sanatlar veya sinema eserlerinden birine giren her nevi fikir ve sanat ürünüdür (m.1/B). Bilgisayar programları ve veri tabanları da ilim ve edebiyat eserleri arasında korunur (m.2). Eser sahibi, eseri meydana getiren kişidir (m.8). Koruma, eserin meydana getirilmesiyle başlar ve herhangi bir başvuru, kayıt veya ücret şartına bağlı değildir.
Kanun, eserin kendisini korur; eserde ifade edilen fikri, yöntemi veya iş modelini korumaz. Bir romanın konusu, bir reklam kampanyasının fikri veya bir uygulamanın işlevi tek başına telif koruması altında değildir; korunan, bunların özgün ifade biçimidir. Koruma süresi eser sahibinin hayatı boyunca ve ölümünden itibaren yetmiş yıldır (m.27).
Yayımlanmış eser nüshalarında veya bir güzel sanat eserinin aslında eser sahibi olarak adını ya da tanınmış takma adını kullanan kişi, aksi ispat edilinceye kadar eserin sahibi sayılır (FSEK m.11). Bu karine, ispat yükünü karşı tarafa aktardığı için uyuşmazlıklarda belirleyicidir. Eser üzerinde adın, imzanın veya filigranın bulunması bu yüzden basit bir alışkanlık değil, hukuki bir güvencedir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2026 tarihli bir kararında, kişisel bilgisayardaki ekran görüntüleri ve bulut depolama kayıtlarının eser sahipliği konusunda tek başına kesin kanaat sağlamasa da, oluşturulma tarihini gösteren bu kayıtlarla eser sahipliği karinesinin doğduğunun kabul edilmesi gerektiğini belirtmiştir (11. HD, 24.03.2026, E.2025/4482, K.2026/1635). Karar, dijital kayıtların düzenli tutulmasının ispat açısından taşıdığı değeri açıkça göstermektedir.
Bakanlık kayıt-tescili Resmi sicile kayıt ve tarih; mali hakların kayıt altına alınması Beyana dayanır; Bakanlık içerikten sorumlu değildir (m.13)
Noter tespiti Eserin belirli bir tarihte var olduğunun resmi belgesi Eserin tamamının tespit tutanağına eklenmesi gerekir
Yayın ve ilk paylaşım Adla birlikte yayım, m.11 karinesini doğurur Paylaşımın tarihli ve silinmemiş kaydı saklanmalıdır
Dijital kayıtlar Ham dosyalar, taslaklar, sürüm geçmişi, meta veriler Kayıtların bütünlüğü bilirkişi incelemesine elverişli olmalıdır
Zaman damgası ve e-posta Belirli bir tarihte içeriğe sahip olunduğunun teknik kanıtı Nitelikli elektronik zaman damgası ispat gücünü artırır
Sinema ve müzik eserlerini içeren yapımlar bakımından film ve fonogram yapımcıları için kayıt-tescil zorunludur. Diğer tüm eserler için kayıt, eser sahibinin talebine bağlıdır (FSEK m.13/3). İşlemler Fikir ve Sanat Eserlerinin Kayıt ve Tescili Hakkında Yönetmelik'e göre Telif Hakları Genel Müdürlüğü tarafından yürütülür. Kanun, kaydın hak yaratmadığını, amacın ispat kolaylığı sağlamak olduğunu açıkça belirtir; kayıt beyana dayanır ve yanlış beyanda bulunan kişi FSEK'teki hukuki ve cezai yaptırımlarla karşılaşır.
Eserin bir örneğinin notere tespit ettirilmesi, eserin en geç o tarihte var olduğunu resmi belgeyle ortaya koyar. Senaryo, roman taslağı, proje sunumu, yazılım kaynak kodu veya tasarım dosyaları gibi henüz yayımlanmamış eserlerin üçüncü kişilerle paylaşılmasından önce bu yol özellikle tercih edilir.
İşçi veya memurların işlerini görürken meydana getirdikleri eserler üzerindeki hakları, aralarındaki özel ilişki ve işin mahiyetinden aksi anlaşılmadıkça işverenleri kullanır (FSEK m.18/2). Bu kural yalnızca görev kapsamında üretilen eserler için geçerlidir; çalışanın görev tanımı dışında ürettiği eser üzerindeki haklar kendisinde kalır. Serbest çalışan tasarımcı, yazılımcı veya fotoğrafçıya sipariş üzerine yaptırılan işlerde ise haklar kendiliğinden siparişi verene geçmez. Ödemenin yapılmış olması, sözleşmede mali hakların devri düzenlenmemişse eserin her türlü kullanımına izin verildiği anlamına gelmez.
Mali hakların devri veya kullanım izni (lisans) verilmesine ilişkin sözleşmeler yazılı olmak zorundadır ve konusu olan haklar tek tek gösterilmelidir (FSEK m.52). Çoğaltma, yayma, umuma iletim, işleme ve temsil hakları ayrı haklardır; birinin devri diğerini kapsamaz. Sözleşmede sürenin, yerin ve kullanım kapsamının belirtilmesi, sonradan doğabilecek uyuşmazlıkları büyük ölçüde önler. Ruhsat (basit lisans) ve tam ruhsat (inhisari lisans) ayrımı da açıkça yapılmalıdır (m.48). Eser sahibi, mali haklarını devretse bile manevi haklarını, yani eserin umuma arzı, adının belirtilmesi ve eserde değişiklik yapılmasını yasaklama yetkilerini kural olarak korur (m.14-16). Bu nedenle ajans, yayınevi ve yazılım sözleşmelerinde manevi hakların kullanımına ilişkin hususların da düzenlenmesi gerekir.
FSEK, eser sahibini eseri meydana getiren kişi olarak tanımlar (m.8) ve hususiyet ölçütü insan yaratıcılığını esas alır. Bu çerçevede insan katkısı bulunmaksızın tamamen yapay zekâ sistemleri tarafından üretilen içeriklerin eser olarak korunması güçtür. Buna karşılık kişinin yapay zekâyı bir araç olarak kullandığı ve seçim, düzenleme, kurgu ve son biçim üzerinde belirleyici yaratıcı tercihler yaptığı çalışmalarda, bu insan katkısının ürünü olan unsurlar koruma kapsamında değerlendirilebilir. Bu alanda henüz yerleşik bir Yargıtay içtihadı bulunmadığından, üretim sürecinin belgelenmesi ispat açısından yarar sağlar.
Serbest çalışan bir grafik tasarımcı, bir reklam ajansıyla yaptığı görüşmede yeni bir içecek markası için üç logo taslağı sunmuş; ajans ücret konusunda anlaşılamadığını bildirerek işi başka bir tasarımcıya vermiştir. Birkaç ay sonra tasarımcı, taslaklarından birinin küçük değişikliklerle markanın ambalajlarında kullanıldığını görmüştür. Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır.
Logo taslağı özgün bir grafik eser niteliği taşıyorsa (FSEK m.4/1-6) tasarımcı eser sahibidir. Yazılı ve hakları tek tek gösteren bir sözleşme olmadığından ajansa veya markaya geçmiş bir mali hak yoktur (m.52). Uyuşmazlığın sonucu ispata bağlıdır: Taslakların gönderildiği e-postalar, tasarım dosyalarının oluşturulma tarihleri ve sürüm geçmişi, Yargıtay'ın 2026 kararındaki yaklaşım gereği eser sahipliği karinesinin dayanağı olur. Tasarımcı bu kayıtlarla birlikte ambalajların tespitini yaptırarak tecavüzün durdurulmasını, FSEK m.68 uyarınca rayiç bedelin üç katını ve manevi tazminat talep edebilir. Logo marka olarak tescil edilmişse, telif hakkına dayanarak marka başvurusuna itiraz veya hükümsüzlük yolu da açıktır (SMK m.6/6, m.25).
Eserimi Bakanlığa kaydettirmezsem korunmaz mı?
Korunur. Telif hakkı eserin yaratılmasıyla doğar; kayıt yalnızca ispat kolaylığı sağlar. Sinema ve müzik eserlerini içeren yapımlar bakımından yapımcıların kayıt yükümlülüğü ise ayrıca vardır.
Bir fikri veya iş modelini telif hakkıyla koruyabilir miyim?
Hayır. FSEK, fikrin kendisini değil, özgün ifade biçimini korur. Fikirlerin korunması için gizlilik sözleşmeleri, ticari sır hükümleri ve uygun durumlarda patent veya faydalı model yolları değerlendirilmelidir.
Kendime e-posta göndermek ispat için yeterli mi?
Tarih gösteren bir delildir; ancak tek başına kesin ispat sağlamayabilir. Noter tespiti, kayıt-tescil veya nitelikli zaman damgası ile desteklenmesi önerilir.
Şarkı sözü veya beste için ne yapılmalı?
Eserin ilk hâlinin tarihli kayıtları saklanmalı, eser sahipliği karinesi için yayım ve paylaşımlar ad belirtilerek yapılmalı, gelir takibi için müzik meslek birliklerinden birine üyelik değerlendirilmelidir. Sosyal medyada paylaştığım içerik herkesin kullanımına açık mı? Hayır. Paylaşım, eserin alenileşmesi anlamına gelir; ancak mali haklar eser sahibinde kalır ve izinsiz ticari kullanım tazminat sorumluluğu doğurur.
Taslakları kayıt altına almadan paylaşmak: Yayımlanmamış eserlerin tarihli kanıtı olmadan üçüncü kişilerle paylaşılması, eser sahipliği uyuşmazlığında ispatı zorlaştırır.
Hakları genel ifadelerle devretmek: "Tüm haklar devredilmiştir" gibi kalıplar, hakların tek tek gösterilmesi şartını karşılamayabilir.
Sipariş üzerine yaptırılan işte sözleşme yapmamak: Ödeme, mali hakların devri anlamına gelmez.
Çalışan eserlerinde görev tanımını belirsiz bırakmak: Görev dışı üretilen eserler üzerindeki haklar çalışanda kalır.
Yapay zekâ destekli üretimde süreci belgelememek: İnsan katkısının ispatı, korumanın varlığını belirler.
Telif hakkı tescil gerektirmeden doğar; ancak bu kolaylık, ispat yükünü eser sahibinin omzuna bırakır. Eserin yaratılma tarihinin ve sahipliğinin kayıt-tescil, noter tespiti ve düzenli dijital kayıtlarla belgelenmesi, devir ve lisans ilişkilerinin ise yazılı ve hakları tek tek gösteren sözleşmelere bağlanması, uyuşmazlık anında hakkın fiilen korunabilmesinin şartıdır.
Küheylan Hukuk Bürosu, yazar, tasarımcı, yazılımcı ve içerik üreticilerine eser sahipliğinin belgelenmesi, kayıt-tescil işlemleri, devir ve lisans sözleşmelerinin hazırlanması ile ihlal hâlinde tespit, ihtar ve dava süreçlerinde, eserin ticari değerini koruyan bütüncül bir hukuki destek sunmaktadır.
Önemli Yasal Uyarı: Bu rehber, Küheylan Hukuk Bürosu tarafından genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki mütalaa niteliği taşımaz. Mevzuat ve yargı içtihatları değişkenlik gösterebileceğinden, somut uyuşmazlıklarda karar vermeden önce dosyaya özgü hukuki değerlendirme yapılması gerekir. Örnek olaylardaki kişi adları ve rakamlar temsilîdir.
KÜHEYLAN HUKUK