Kredi Borcu Ödenmezse Ne Olur? Hesap Kat İhtarı, Temerrüt Faizi ve İcra Süreci 6502 sayılı Kanun m.28, Tüketici Kredisi Sözleşmeleri Yönetmeliği ve İcra ve İflas Kanunu çerçevesinde ihtiyaç, taşıt ve ticari kredilerde bankanın tahsil yolları ve borçlunun hakları 2026 itibarıyla güncellenmiştir
Bir kredi taksitinin aksaması, borcu tek hamlede icra dosyasına dönüştürmez. Tüketici kredilerinde kalan borcun tamamının istenebilmesi için en az iki taksidin üst üste ödenmemiş olması ve bankanın otuz gün süre tanıyan bir muacceliyet uyarısı göndermesi gerekir. Ticari kredilerde ise hesap kat ihtarı ile noter aracılığıyla gönderilen hesap özetleri belirleyici rol oynar. Rehberde kredinin ne zaman muaccel hâle geldiği, bankanın talep edebileceği temerrüt faizinin sınırları, ödeme emrine karşı izlenecek yol, kefil ve teminatlar üzerindeki etkiler ve yapılandırma seçenekleri 2026 mevzuatı ile güncel Yargıtay kararları ışığında açıklanmaktadır.
1. Bir Taksit Ödenmediğinde Ne Olur?
Ödenmeyen tek bir taksit, kredinin tamamını muaccel hâle getirmez. Bu aşamada banka, yalnızca vadesi geçmiş taksit için gecikme faizi talep edebilir. Tüketici kredilerinde gecikme faizi, geç ödenen tutarın tamamı üzerinden değil, bu tutarın içindeki anapara kısmı üzerinden ve geciken gün sayısıyla sınırlı olarak hesaplanır (Tüketici Kredisi Sözleşmeleri Yönetmeliği m.18/3). Hesaplamada tüketicinin ödemeyi fiilen yaptığı tarih esas alınır ve bu tarih tüketici aleyhine değiştirilemez.
Gecikme, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu m.73/A uyarınca Risk Merkezi'ne bildirilir ve kredi notunu doğrudan etkiler. Bu nedenle ilk taksit gecikmesi, borçlunun bankayla ödeme planı konuşması için en uygun andır; dosya henüz hukuki bir uyuşmazlığa dönüşmemiştir.
2. Kalan Borcun Tamamı Ne Zaman İstenebilir?
Bankanın vadesi gelmemiş taksitleri de talep edebilmesine muacceliyet denir. Belirli süreli tüketici kredilerinde bu hak, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 28. maddesiyle sıkı şartlara bağlanmıştır. Dört şartın birlikte gerçekleşmesi gerekir:
1. Sözleşmede saklı tutulma: Kalan borcun tamamını isteme hakkı kredi sözleşmesinde açıkça düzenlenmiş olmalıdır.
2. Bankanın edimlerini ifa etmesi: Kredi tutarı eksiksiz kullandırılmış olmalıdır.
3. Birbirini izleyen iki taksit: Tüketici en az iki ardışık taksidi ödemede temerrüde düşmüş olmalıdır.
4. Otuz günlük muacceliyet uyarısı: Banka, tüketiciye en az otuz gün süre vererek borcun tamamının muaccel olacağını bildirmelidir.
Kanun ayrıca muaccel kılınan taksitlerin hesaplanmasında faiz, komisyon ve benzeri masrafların dikkate alınamayacağını öngörür (m.28/2). Başka bir anlatımla, vadesi öne çekilen taksitlerin içindeki gelecek dönem faizi borçludan istenemez; talep, kalan anapara ile sınırlıdır.
Yargıtay bu şartları titizlikle denetlemektedir. 3. Hukuk Dairesi, ihtarnamenin vadesi gelmiş borcu ve faizi göstermediği, otuz günlük ödeme süresi içermediği ve süre sonunda muaccel olacak borcu bildirmediği bir dosyada, tüketicinin kanunun aradığı anlamda temerrüde düşmediğine ve yalnızca takip tarihine kadar vadesi gelmiş taksitlerin istenebileceğine hükmetmiştir (3. HD, 03.02.2025, E.2025/92, K.2025/594). Tebliğ edilmemiş ya da yedi gün gibi kısa süre tanıyan ihtarnamelerde de muacceliyet gerçekleşmez (13. HD, 07.02.2019, E.2016/14693, K.2019/1355).
3. Banka Ne Kadar Temerrüt Faizi İsteyebilir?
Tüketici kredilerinde temerrüt veya geç ödeme hâlinde, sözleşmedeki akdi faiz oranının yüzde otuz fazlasını aşan gecikme faizi tahsil edilemez (Yönetmelik m.18/2). Bu sınırın üzerinde tahsilat yapan banka, fazla aldığı tutarı aynı oran üzerinden işletilecek faiziyle birlikte iade etmek zorundadır. Temerrüt dahil hiçbir aşamada tüketici işlemlerinde bileşik faiz uygulanamaz (6502 s.K. m.4/7).
Ticari kredilerde ise faiz oranı serbestçe belirlenir (6102 s. TTK m.8/1). Genel kredi sözleşmelerinde temerrüt faizi çoğunlukla bankanın uyguladığı akdi faize belirli bir oran eklenerek tanımlanır. Yargıtay, bu oranın tespitinde bankanın Merkez Bankası'na bildirdiği azami oranı değil, kat tarihinde aynı tür krediye fiilen uyguladığı faizi esas almaktadır (11. HD, 07.11.2024, E.2023/6371, K.2024/7874). Faizin anaparaya eklenerek yeniden faiz yürütülmesi ise yalnızca cari hesaplarda ve her iki taraf için ticari iş niteliğindeki ödünç sözleşmelerinde, üç aydan kısa olmayan dönemlerle mümkündür (TTK m.8/2).
Muacceliyet şartı İki ardışık taksit ve en az 30 gün süreli uyarı (6502 s.K. m.28) Sözleşmedeki kat şartları ve hesap kat ihtarı
Temerrüt faizi sınırı Akdi faizin en fazla %30 fazlası (Yönetmelik m.18/2) Serbest (TTK m.8/1); fiilen uygulanan oran esas alınır
Bileşik faiz Yasak (6502 s.K. m.4/7) Yalnız cari hesap ve ticari ödünçte, 3 aydan kısa olmamak üzere
Bankalar kredi alacakları için çoğunlukla genel haciz yoluyla ilamsız takip başlatır. Ödeme emrine tebliğden itibaren yedi gün içinde icra dairesine itiraz edilebilir (İİK m.62). İtiraz takibi durdurur. Banka bunun üzerine bir yıl içinde genel mahkemede itirazın iptali davası açabilir (İİK m.67) ya da elindeki belgeler yeterliyse altı ay içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebilir (İİK m.68). İtiraz haksız bulunursa borçlu, hükmolunan tutarın yüzde yirmisinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilebilir. Bu nedenle itirazın borcun tamamına değil, gerçekten çekişmeli olan kısma yöneltilmesi gerekir.
Cari hesap veya vadeli kredi şeklinde işleyen kredilerde banka, faiz tahakkuk dönemlerini izleyen on beş gün içinde hesap özetini noter aracılığıyla sözleşmedeki adrese gönderir. Hesap özetine aldığı tarihten itibaren bir ay içinde itiraz etmeyen borçlu, özetin gerçeğe aykırılığını ancak borcu ödedikten sonra dava edebilir; itiraz edilmemiş özetler ve ihtarnameler, itirazın kaldırılması bakımından belge sayılır (İİK m.68/b). Uygulamada şirket ortaklarının ve kefillerin en çok hak kaybına uğradığı nokta, bu bir aylık sürenin gözden kaçırılmasıdır.
Taşıt rehni veya ipotekle güvence altına alınmış kredilerde banka, kural olarak önce rehnin paraya çevrilmesi yoluna başvurmak zorundadır (İİK m.45). Teminatın satışından elde edilen bedel borcu karşılamazsa kalan kısım için rehin açığı belgesiyle takibe devam edilir. İpoteğin paraya çevrilmesi süreci, Küheylan Hukuk Bürosu'nun İcra ve İflas Hukuku serisinde ayrı bir rehberde ayrıntılı olarak ele alınmaktadır.
Tüketici işlemlerinde tüketicinin borcu için alınan şahsi teminatlar, sözleşmede hangi isim verilmiş olursa olsun adi kefalet sayılır (6502 s.K. m.4/6). Adi kefilden ödeme istenebilmesi için kural olarak asıl borçlu hakkında takip yapılmış ve sonuç alınamamış olması gerekir. Ticari kredilerde ise kefaletin büyük çoğunluğu müteselsil niteliktedir ve banka doğrudan kefile başvurabilir. Kefalet sözleşmesinin geçerlilik şartları ve kefilin rücu hakkı, bu serideki kefalet rehberinde ayrıca incelenmiştir.
Kredi sözleşmesinden doğan alacaklar on yıllık genel zamanaşımına tabidir (TBK m.146) ve süre kural olarak alacağın muaccel olduğu tarihte başlar. Kısmi ödeme, borcun yazılı olarak kabulü veya ödeme protokolü imzalanması zamanaşımını keser ve süre yeniden işlemeye başlar (TBK m.154).
BDDK'nın 2026 başında yürürlüğe giren düzenlemesiyle 30 günden fazla gecikmiş ihtiyaç kredileri 48 aya kadar vadeyle yapılandırılabilmiş; başvuru dönemi 29 Nisan 2026'da sona ermiştir. Bu tarihten sonra yapılandırma, bankanın takdirine bağlı bir uzlaşmadır. Takip başladıktan sonra icra dairesinde verilen taksit taahhüdünün makbul sebep olmaksızın ihlali, alacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsine yol açabilir (İİK m.111, m.340); taahhüt, gerçekçi bir ödeme gücü üzerine kurulmalıdır.
S.T., 2024 yılında 36 ay vadeli 420.000 TL ihtiyaç kredisi kullanmış, işini kaybedince iki taksidi üst üste ödeyememiştir. Banka, yedi gün süre veren bir hesap kat ihtarnamesi göndermiş ve süre dolar dolmaz 368.000 TL üzerinden icra takibi başlatmıştır. Takip tutarına, vadesi öne çekilen taksitlerin içindeki gelecek dönem faizi de eklenmiş ve akdi faizin yüzde elli fazlası oranında temerrüt faizi talep edilmiştir.
İhtarname otuz günlük süreyi içermediğinden 6502 sayılı Kanun'un 28. maddesindeki muacceliyet şartı gerçekleşmemiştir. Ödeme emrine süresinde yapılan kısmi itirazda vadesi gelmemiş taksitlerin, gelecek dönem faizinin ve yüzde otuz sınırını aşan temerrüt faizinin takipten çıkarılması talep edilmiştir. Banka arabuluculuğa başvurmuş; görüşmede takip, yalnızca takip tarihine kadar vadesi gelmiş taksitler ve yasal sınırdaki gecikme faiziyle sınırlandırılmış, kalan anapara için borçlunun yeni gelirine uygun bir ödeme planı oluşturulmuştur.
Kaç taksit ödenmezse kredi icraya düşer?
Tüketici kredisinde kalan borcun tamamı için takip yapılabilmesi, birbirini izleyen en az iki taksidin ödenmemesine ve otuz gün süre veren muacceliyet uyarısının sonuçsuz kalmasına bağlıdır. Banka, vadesi geçmiş tek bir taksit için de takip başlatabilir; ancak bu takip yalnızca o taksitle sınırlı kalır.
Bankanın gönderdiği ihtarnameye cevap vermek gerekir mi?
Tüketici kredisinde ihtarnamenin otuz günlük süre içerip içermediği ve borcu doğru gösterip göstermediği kontrol edilmelidir. Ticari kredilerde ise noter aracılığıyla gelen hesap özetine bir ay içinde itiraz edilmemesi, sonradan hesaba itiraz etmeyi büyük ölçüde engeller.
Kredi borcu nedeniyle maaşa haciz konulabilir mi?
Kesinleşen takipte maaşın en fazla dörtte biri haczedilebilir (İİK m.83). Haciz sınırları ve kaldırılma yolları, İcra ve İflas Hukuku serisindeki maaş ve banka hesabı haczi rehberinde ayrıntılı olarak açıklanmıştır.
Kısmi ödeme yapmak icra takibini durdurur mu?
Hayır. Kısmi ödeme borcu azaltır ancak takibi durdurmaz. Üstelik borcun ikrarı niteliği taşıdığından zamanaşımını keser ve sonradan yapılacak bazı itirazları zorlaştırabilir. Ödeme öncesinde itiraz edilecek kalemler netleştirilmelidir.
Muacceliyet ihtarını incelememek: Otuz günlük süre vermeyen veya tebliğ edilmemiş bir ihtarnameye dayanan takipte, vadesi gelmemiş taksitler istenemez.
Noter hesap özetini dosyaya kaldırmak: Ticari kredilerde bir aylık itiraz süresi kaçırılırsa hesabın gerçeğe aykırılığı ancak borç ödendikten sonra ileri sürülebilir.
Ödeme emrine itirazı geciktirmek: Yedi günlük süre kaçırılırsa takip kesinleşir ve faiz hesabındaki hatalar icra aşamasında ileri sürülemez.
Borcun tamamına gerekçesiz itiraz etmek: Haksız itiraz, en az yüzde yirmi oranında tazminat riskini doğurur.
Gerçekçi olmayan taahhüt vermek: İcra dairesinde verilip ödenmeyen taahhüt, tazyik hapsine kadar giden bir süreç başlatabilir.
Kredi borcunun icraya intikali, kanunla belirlenmiş şartlara bağlı bir süreçtir ve bankanın bu şartlardan birini atlaması, takip tutarını doğrudan değiştirir. Muacceliyet ihtarının şekli, muaccel kılınan taksitlerden faizin ayıklanması, temerrüt faizinin yasal sınırı ve ticari kredilerdeki bir aylık hesap özeti süresi, uygulamada borç tutarını en çok etkileyen noktalardır. Küheylan Hukuk Bürosu, ihtarname ve hesap özetlerinin incelenmesinden ödeme emrine karşı hedefli itiraza, arabuluculuk müzakeresinden teminatların paraya çevrilmesi sürecine kadar kredi borçlusu ve kefillerinin hukuki konumunu sözleşme ve hesap analizine dayalı bir stratejiyle korumaktadır.
Önemli Yasal Uyarı: Bu rehberde yer alan hukuki açıklamalar, tablolar ve örnek olay Küheylan Hukuk Bürosu tarafından 2026 yılı itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuat ve yargı kararları esas alınarak genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Bankacılık ve finans uyuşmazlıklarında sözleşme hükümleri, bildirim tarihleri ve süreler sonucu doğrudan belirlediğinden, her somut olayın bir avukat tarafından ayrıca değerlendirilmesi tavsiye olunur. © 2026 Küheylan Hukuk Bürosu. Tüm Hakları Saklıdır.
KÜHEYLAN HUKUK