İlamlı İcra Takibi Nasıl Yapılır? Mahkeme Kararının İcraya Konulması İİK m.32-42 kapsamında icra emri, 7 günlük süre, tehir-i icra ve zamanaşımı 2026 itibarıyla güncellenmiştir
Dava kazanılmış olsa bile alacak, karar verildiği anda tahsil edilmiş olmaz. Mahkeme kararının icraya konulması ayrı bir aşamadır ve kendi kuralları vardır. İlamlı icra takibinde borçluya ödeme emri değil, icra emri gönderilir; borçlunun itiraz imkânı da ilamsız takibe göre çok dardır. Rehberde hangi belgelerin ilam sayıldığı, kesinleşmeden icraya konulup konulamayacağı, icra emrine karşı yapılabilecekler, tehir-i icra ve ilamların 10 yıllık zamanaşımı anlatılmaktadır.
1. İlam Nedir, Hangi Belgeler İlam Niteliğindedir?
İlam, bir uyuşmazlığı çözen ve borçluya belirli bir edimi yüklemiş olan mahkeme kararıdır. İcra hukukunda yalnızca mahkeme kararları değil, kanunun ilam gibi icra edilebilir saydığı bazı belgeler de ilamlı takibe konu olur (İİK m.38). Hâkim önünde yapılan sulh, kabul ve feragat beyanları, icra edilebilirlik şerhi taşıyan arabuluculuk anlaşma belgeleri ve kanunda sayılan bazı resmî belgeler bu kapsamdadır.
İlamlı takibin asıl avantajı, borçlunun alacağın esasını yeniden tartışamamasıdır. Uyuşmazlık yargılamada çözüldüğü için icra aşamasında yeniden itiraz açılması beklenmez. Bu özelliği nedeniyle ilamlı takip, ilamsız takibe göre daha sert ve daha öngörülebilir bir yoldur.
Taşınır teslimi Mal borçludan alınır ve alacaklıya teslim edilir; bulunamazsa değeri para alacağına dönüşür İİK m.35
Taşınmaz teslimi ve tahliye İcra emriyle tahliye veya teslim; gerekirse zorla İİK m.24 vd.
3. Takip Nasıl Başlar?
İlamlı takipte yetkili icra dairesi bakımından geniş bir seçim hakkı vardır: Türkiye'deki herhangi bir icra dairesine başvurulabilir (İİK m.34). Uygulamada borçlunun yerleşim yeri veya malvarlığının bulunduğu yer tercih edilir; çünkü haciz işlemleri orada daha hızlı yapılır.
Takip talebiyle birlikte ilamın aslı veya onaylı örneği icra dairesine verilir.
Kesinleşme şartı olan ilamlarda kesinleşme şerhi de sunulur.
Faiz ve yargılama gideri, ilamdaki hükme göre talepte ayrıca gösterilir.
Vekâlet ücreti ve harç gibi kalemler ilam hükmünde yer alıyorsa takibe eklenir.
Para alacaklarında ilamın kesinleşmesi şart değildir; istinaf veya temyiz süreci devam ederken de takip başlatılabilir. Buna karşılık kişinin hukuki durumunu, tapu iptali ve tescilini veya bazı aile hukuku sonuçlarını doğuran ilamlarda kesinleşme aranır.
Takip talebi üzerine borçluya icra emri tebliğ edilir. İcra emri, ödeme emrinden farklıdır: borçluya ilamda belirtilen borcu 7 gün içinde yerine getirmesi, aksi halde haciz yapılacağı bildirilir. Süre, usulüne uygun tebliğ gününü izleyen günden başlar. Süre dolduğunda ve tehir-i icra kararı yoksa alacaklı haciz talep edebilir (m.37).
İlamsız takibin aksine ilamlı takipte borca itiraz yoktur. Borçlunun elindeki yollar sınırlıdır:
İcranın geri bırakılması (m.33): Borçlu, icra emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde icra mahkemesine başvurarak yalnızca zamanaşımı, imhal (ilamın kapsamından çıkan bir durum) veya itfa (borcun ödenmesi gibi) sebeplerine dayanabilir.
İspat sınırı: İtfa ve imhal, resmî belge veya borçlunun imzasını taşıyan ya da ikrar edilmiş belgeyle kanıtlanmalıdır. Tanık veya adi yazılı delil bu aşamada yeterli sayılmaz. Şikayet (m.16): İcra emrinin tebliği, faiz hesabı veya icra dairesi işlemleri usulsüzse 7 gün içinde icra mahkemesine şikayet yapılır.
İlam kesinleşmeden icraya konulmuşsa, borçlunun istinaf veya temyize gitmesi tek başına takibi durdurmaz. Bu aşamada iki farklı kurum devreye girer. Birincisi, borçlunun depo veya teminat göstermesiyle icra dairesinden aldığı mehil vesikasıdır; bu belge, üst mahkemeden tehir-i icra kararı alınabilmesi için sınırlı bir süre (uygulamada 60 gün) tanır. İkincisi ise kanun yolunu inceleyen mahkemenin verdiği tehir-i icra kararıdır; bu karar icranın durdurulmasını sağlar.
Mehil ve tehir-i icra, kural olarak yapılmış hacizleri kaldırmaz, yalnızca satış işlemlerini askıya alır. İlam daha sonra bozulursa borçlu, ödediği veya haczedilerek satılan mal bedelinin iadesini isteyebilir (m.40). Alacaklı bu risk nedeniyle kesinleşmemiş ilamla yapılan tahsilatlarda dikkatli davranmalıdır.
İlamın icraya konulması için kanunda 10 yıllık bir süre öngörülmüştür (m.39). Bu süre, ilamın kesinleşmesinden başlar ve her icra işlemiyle yeniden işlemeye başlar. Dosyanın yalnızca bekletilmesi süreyi kesmez. Borçlu zamanaşımı itirazını mahkeme kendiliğinden dikkate almadığı için, m.33 kapsamında kendisi ileri sürmelidir.
Eski tarihli ilamlarda alacaklı, takibin başlatılması gereken son tarihi mutlaka hesaplamalı; faizin ve vekâlet ücretinin de zamanaşımına tabi olabileceğini göz önünde bulundurmalıdır.
Bir inşaat şirketi, kendisine ait hakedişlerin ödenmesi için açtığı davayı kazanmıştır. Karar istinaf aşamasındadır; karşı taraf ise ödeme yapmamaktadır. Şirket, kararı beklemeden icraya koymak istemektedir.
Para alacağına ilişkin ilam kesinleşmeden de icraya konulabilir. Şirket, ilamın onaylı örneğiyle borçlunun işyeri adresindeki icra dairesine başvurabilir. Borçlu tehir-i icra isterse teminat göstermek zorunda kalacaktır. Bu aşamada şirketin en önemli avantajı, borçlunun alacağın esasına dair itiraz imkânının bulunmamasıdır.
İlamlı takipte borçlu itiraz edebilir mi?
Alacağın esasına ilişkin itiraz mümkün değildir. Borçlu yalnızca zamanaşımı, imhal ve itfa sebepleriyle icranın geri bırakılmasını isteyebilir, ayrıca usul hatalarını şikayet yoluyla ileri sürebilir.
İlam kesinleşmeden icraya konulursa risk var mıdır?
Evet. İlam bozulursa alacaklı, tahsil ettiği bedeli iade etmek zorunda kalabilir. Karar yeni bir ilamla değişirse de takip yeni hükme göre yeniden şekillenir.
Faiz nasıl hesaplanır?
İlamda hükmedilen faiz türü ve başlangıç tarihi esas alınır. İlamda faiz yoksa yasal faiz uygulanır. Hatalı hesap, icra mahkemesinde şikayet konusu yapılabilir.
Eski bir ilam hâlâ icraya konulabilir mi?
İlam, 10 yıllık süre dolmadıysa icraya konulabilir. Daha önce yapılmış icra işlemleri süreyi yenileyebilir; bu nedenle her dosya için ayrı bir süre hesabı gerekir.
Kazanılmış bir dava, ancak etkili biçimde icraya konulduğunda alacağa dönüşür. İlamlı takibin sade yapısı alacaklıya güçlü bir imkân tanır; fakat süre takibi, doğru faiz hesabı ve kesinleşme durumunun değerlendirilmesi bu yolun başarısını belirler. Küheylan Hukuk Bürosu, ilamların icraya konulmasından haciz, satış ve tahsil aşamalarına kadar tüm süreci takip ederek mahkeme kararlarının fiilen sonuç vermesi için çalışmaktadır; dosya değerlendirmesi için info@kuheylanhukuk.com adresi üzerinden randevu talep edilebilir.
Önemli Yasal Uyarı: Bu rehberde yer alan hukuki açıklamalar Küheylan Hukuk Bürosu tarafından genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. İcra ve iflas hukukunda süreler kısa, sonuçlar ağırdır; her dosya kendine özgü koşullar taşıdığından, işlem yapmadan önce bir avukattan destek alınması tavsiye olunur. © 2026 Küheylan Hukuk Bürosu. Tüm Hakları Saklıdır.
KÜHEYLAN HUKUK