Bu rehber, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun güncel hükümleri esas alınarak hazırlanmıştır.
Özet Konkordato, borçlarını vadesinde ödeyemeyen veya ödeyememe tehlikesiyle karşı karşıya bulunan bir şirketin, mahkeme denetiminde alacaklılarıyla anlaşarak borçlarını vade uzatımı veya indirim yoluyla yeniden yapılandırdığı hukuki bir süreçtir. İcra ve İflas Kanunu'nun 285 ila 309. maddeleri arasında düzenlenen bu müessese, dürüst ve iyi niyetli borçluya işletmesini iflastan kurtararak faaliyetine devam etme imkânı tanırken, alacaklılara da iflas hâlinde eline geçecek miktardan daha yüksek bir tahsilat oranı sunmayı amaçlar. Süreç, mahkemenin verdiği geçici mühlet ile başlar, komiser gözetiminde hazırlanan projenin alacaklılar tarafından nitelikli çoğunlukla kabulü ve mahkemenin tasdikiyle sonuçlanır.
1. Konkordato Nedir? Konkordato, mali sıkıntı içindeki bir borçlunun, alacaklılarının onayını ve mahkemenin denetimini alarak borçlarını belirli bir vade planı veya indirim (tenzilat) çerçevesinde ödemesine imkân tanıyan yargısal bir yeniden yapılandırma sürecidir. Kurum, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 285 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, temel amacı dürüst borçlunun iflasa sürüklenmeden faaliyetlerini sürdürebilmesini sağlamak ve aynı zamanda alacaklıların mümkün olan en yüksek oranda tatmin edilmesini temin etmektir. Konkordato ile iflas kökten farklı sonuçlar doğurur: iflas işletmenin tasfiyesi ve varlığının sona ermesi anlamına gelirken, konkordato borçların yeniden yapılandırılarak işletmenin faaliyetine devam etmesini hedefler.
Kriter Konkordato İflas Amaç Borçları yapılandırarak işletmeyi kurtarmak Malvarlığını tasfiye etmek Süreç Alacaklılarla anlaşma esastır Mahkeme kararıyla zorunlu tasfiye Sonuç İşletme faaliyetine devam eder İşletme faaliyeti sona erer Borç Durumu Borçlar yeniden yapılandırılır Borçlar tasfiye payından ödenir Ortalama Süre Yaklaşık 1,5-2 yıl (geçici+kesin mühlet) Yıllarca sürebilir 2. Konkordato Türleri Uygulamada borçlunun mali durumuna ve ödeme kapasitesine göre üç temel konkordato türü öne çıkar. Vade konkordatosunda borç miktarı değişmez, yalnızca ödeme süresi uzatılır; bu tür, geçici bir likidite sıkıntısı yaşayan ancak uzun vadede ödeme gücü bulunan borçlular için uygundur. Tenzilat (indirimli) konkordatosunda alacaklılar, alacaklarının belirli bir yüzdesinden feragat eder ve kalan kısım genellikle vadeli olarak tahsil edilir; bu tür, borç yükü ödeme kapasitesini aşan işletmelerde tercih edilir. Uygulamada en sık rastlanan biçim ise, hem vade uzatımını hem de belirli oranda indirimi bir arada barındıran karma konkordatodur.
3. Kimler Konkordato Talebinde Bulunabilir? Tacir sıfatını taşıyıp taşımadığına bakılmaksızın, borçlarını ödemekte güçlük çeken her gerçek kişi konkordato talebinde bulunabilir; ancak konkordatonun kabulü için kişinin borçlarını belirli oranda karşılayabilecek gelir veya varlığa sahip olması gerekir. Sermaye şirketleri, şahıs şirketleri ve kooperatifler de faaliyetlerini sürdürebilmek amacıyla konkordato başvurusunda bulunabilir; tüzel kişilerde başvurunun şirketin yetkili organ kararıyla yapılması şarttır. Kanun, iflasa tabi olsun ya da olmasın, borçlarını ödeyememe tehlikesi içinde bulunan veya fiilen ödeme güçlüğüne düşmüş her borçluya bu yolu açık tutmuştur.
4. Konkordato Başvuru Şartları 4.1. Mali Durum: Ödeme Güçlüğü veya Borca Batıklık İİK m.285 uyarınca konkordato talebi, borçlunun mevcut borçlarını vadesinde ödeyememesi (temerrüt) ya da öngörülebilir şekilde borca batık hâle gelme riski taşıması (pasiflerin aktifleri aşması) durumlarından birine dayanmalıdır. Mahkeme, bu durumun somut ve makul gerekçelerle ortaya konmasını arar.
4.2. İyi Niyet ve Uygulanabilir Proje Şartı Borçlunun dürüstlük kuralına uygun hareket etmesi, alacaklıları zarara uğratma kastı taşımaması ve alacakların nasıl, ne sürede ödeneceğine dair gerçekçi, ikna edici ve somut ekonomik verilere dayanan bir ödeme planı sunması gerekir. Yalnızca zaman kazanmak amacıyla yapılan, uygulanabilirlikten yoksun başvurular mahkeme tarafından reddedilir.
4.3. Gerekli Belgeler İİK m.286 uyarınca başvuruya şu belgelerin eksiksiz eklenmesi zorunludur: konkordato ön projesi; borçlunun malvarlığı durumunu gösterir belgeler (bilanço, gelir tablosu, nakit akım tablosu, ara bilançolar); alacaklıları, alacak tutarlarını ve imtiyaz durumlarını gösteren liste; konkordato projesine göre alacaklıların eline geçecek miktar ile iflas hâlinde eline geçebilecek muhtemel miktarı karşılaştıran tablo; projenin gerçekleşeceğine dair makul güvence sunan bağımsız denetim raporu. Eksik veya tutarsız belgelerle yapılan başvurularda mahkeme tamamlama için süre verir; ciddi eksiklikler ise doğrudan reddi gerektirebilir.
5. Konkordato Başvuru Süreci 5.1. Görevli ve Yetkili Mahkeme Başvuru, borçlu tacir ise merkezinin bulunduğu yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, tacir değilse yerleşim yerinin bulunduğu Asliye Ticaret Mahkemesi'ne yapılır. Dilekçeyle birlikte gerekli belgelerin sunulmasının yanı sıra, mahkemenin talep edeceği gider avansı ve teminatın da yatırılması gerekir.
5.2. Geçici Mühlet Mahkeme başvuruyu yerinde bulursa, ilk aşamada 3 aylık geçici mühlet kararı verir; gerekli görürse bu süreyi 2 ay daha uzatabilir. Geçici mühlet süresince borçlu aleyhine yeni icra takibi başlatılamaz, mevcut takipler durur, ihtiyati haciz ve tedbir uygulanamaz; zamanaşımı ve hak düşürücü süreler işlemez. Bu dönemde mahkeme bir veya birden fazla konkordato komiseri atar; komiser borçlunun faaliyetlerini denetler ve borçlu, komiserin izni olmadan malvarlığı üzerinde önemli tasarruflarda bulunamaz.
5.3. Kesin Mühlet Geçici mühlet sonunda komiserin raporu ve mahkemenin değerlendirmesi doğrultusunda, projenin başarı ihtimali görülüyorsa en fazla 1 yıl süreyle kesin mühlet verilir; istisnai hâllerde bu süre 6 ay daha uzatılabilir. Kesin mühlet, sürecin en kritik aşamasıdır: burada iyileştirme planı netleşir, alacaklıların görüşleri alınır ve komiser nihai raporunu hazırlar.
5.4. Alacaklılar Toplantısı ve Oylama Kesin mühlet sırasında düzenlenen alacaklılar toplantısında konkordato projesi oylamaya sunulur. İİK m.302 uyarınca projenin kabulü için, kaydedilmiş alacaklıların ve alacakların yarısını aşan bir çoğunluğun ya da kaydedilmiş alacaklıların dörtte biri ile alacakların üçte ikisini aşan bir çoğunluğun onayı aranır. Bu nitelikli çoğunluk sağlanamazsa proje reddedilir.
6. Konkordatonun Onaylanması ve Sonuçları Alacaklılar toplantısında kabul edilen proje, komiserin olumlu raporuyla birlikte mahkemenin tasdikine sunulur. Mahkeme, yalnızca şekli unsurları değil, ekonomik gerçekliği ve alacaklı menfaat dengesini de gözeterek tasdik kararı verir. Tasdik kararı şu sonuçları doğurur: Bağlayıcılık: Tasdik edilen konkordato, oylamaya katılmayan veya aleyhte oy kullanan alacaklılar bakımından da geçerlidir; alacaklılar artık proje kapsamındaki tutar ve süreyi aşan bir talepte bulunamaz. İcra takiplerinin sonuçlandırılması: Mühlet süresince durmuş olan takipler, tasdik kararının kesinleşmesiyle konkordato planına uygun şekilde sonuçlandırılır. Faizin durması: Proje aksine hüküm içermedikçe, kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş alacaklara faiz işlemeyi durdurur. Borçlunun korunması: Borçlu, proje hükümlerine uygun hareket ettiği sürece iflas tehdidinden ve takip baskısından korunmaya devam eder. Tasdik edilen projeye göre borçlar belirli oranlarda tenzilata uğrayabilir, kalan kısım vadeli taksitlerle ödenir ve borçlunun taahhüt ettiği gelir artırıcı veya gider azaltıcı tedbirler (taşınmaz satışı, faaliyet daraltma vb.) hayata geçirilir. Borçlu ödeme planına aykırı davranır veya alacaklı menfaatini ciddi şekilde zedelerse, mahkeme tasdik kararını kaldırarak borçlunun iflasına karar verebilir.
7. Konkordatonun Reddi ve İflas Sürecine Geçiş Mahkeme, İİK m.308 kapsamında şu gerekçelerle konkordato projesini tasdik etmeyebilir: alacaklı çoğunluğunun usulüne uygun sağlanamaması; projenin ciddi, uygulanabilir ve inandırıcı bulunmaması; borçlunun iyi niyetli davranmadığının anlaşılması; alacaklılardan bir kısmının diğerlerine göre açıkça kayba uğratılması; borçlunun mühlet sırasında konkordato koşullarına aykırı davranması (malvarlığını kaçırması gibi). Red kararına karşı istinaf, ardından iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir. Konkordatonun reddi hâlinde, borçlu iflasa tabi bir kişi veya tüzel kişiyse, mali durum iflası gerektiriyorsa ya da alacaklılardan biri açıkça iflas talebinde bulunmuşsa, mahkeme re'sen iflas kararı verebilir. İflas kararı verildiğinde tüm malvarlığı tasfiye sürecine girer; konkordato sürecinin iflasla sonuçlanması, tasfiyenin -uygun görülürse- adi tasfiye usulüne göre ve komiserler eliyle yürütülmesine de imkân tanır.
Somut Uygulama Senaryosu OLAY ÖZET FORMU Orta ölçekli bir tekstil ihracatçısı şirket, döviz kurlarındaki dalgalanma ve ana müşterilerinden birinin siparişleri iptal etmesi nedeniyle nakit akışında ciddi bir daralma yaşamış, vadesi gelen banka kredisi taksitlerini ve tedarikçi ödemelerini karşılayamaz hâle gelmiştir. Şirket yönetimi, iflas talebiyle karşılaşmadan önce borçlarını yeniden yapılandırmak istemektedir.
BAŞVURU VE HUKUKİ SÜREÇ Küheylan Hukuk Bürosu, şirketin mali tablolarını, alacaklı listesini ve bağımsız denetim raporunu esas alarak karma nitelikte bir konkordato ön projesi hazırlamış ve şirketin merkezinin bulunduğu yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne başvuruda bulunmuştur. Mahkeme, sunulan belgeleri yeterli bularak 3 aylık geçici mühlet kararı vermiş ve bir komiser atamıştır. Geçici mühlet süresince şirketin banka hesapları üzerindeki hacizler kalkmış, tedarikçi baskısı sona ermiştir. Komiserin olumlu ön raporu üzerine mahkeme, 1 yıllık kesin mühlete karar vermiştir.
SONUÇ Kesin mühlet sürecinde toplanan alacaklılar, borcun yüzde otuzunun silinmesi ve kalan kısmın 18 ay vadeyle ödenmesini öngören projeyi kanunda aranan çoğunlukla kabul etmiştir. Mahkemenin tasdik kararının kesinleşmesiyle icra takipleri konkordato planına göre sonuçlandırılmış, şirket faaliyetine kesintisiz devam etmiştir.
8. Sıkça Sorulan Sorular Geçici mühlet süresince şirketimin banka hesaplarına haciz konulabilir mi? Hayır. Geçici mühlet kararıyla birlikte borçlu aleyhine yeni icra takibi başlatılamaz, mevcut takipler durur ve ihtiyati haciz uygulanamaz. Ancak rehinle temin edilmiş alacaklar bakımından bazı istisnai kurallar geçerli olabilir; bu nedenle somut duruma göre değerlendirme yapılması gerekir.
Konkordato başvurusu, işçi alacaklarını da kapsar mı? Kural olarak işçilik alacakları konkordato sürecinde ayrıcalıklı konumdadır ve mühlet süresince ödenmeye devam eder. Ancak sürecin işçilik alacaklarına somut etkisi, alacağın niteliğine ve zamanına göre değişebileceğinden, bu konuda ayrıca hukuki değerlendirme yapılması önerilir.
Alacaklılar projeyi reddederse ne olur? Kanunda aranan nitelikli çoğunluk (alacaklıların ve alacağın yarısı veya alacaklıların dörtte biri ile alacağın üçte ikisi) sağlanamazsa proje kabul edilmemiş sayılır ve mahkeme konkordato talebini reddeder. Borçlu tacirse ve şartları oluşuyorsa, mahkeme bu aşamada re'sen iflas kararı verebilir.
Konkordato sürecinde şirketi yönetmeye devam edebilir miyim? Evet, borçlu şirket yönetimini elinde tutmaya devam eder; ancak komiserin gözetimi altındadır ve önemli tasarruf işlemleri (taşınmaz satışı, işletme rehni, kefalet gibi) komiserin onayına tabidir. Bu sınırlama, alacaklıların menfaatini korumaya yöneliktir.
Dikkat: Süreçte Sık Yapılan Hatalar Yetersiz veya gerçekçi olmayan proje sunmak: Somut finansal verilerle desteklenmeyen, iyimser varsayımlara dayanan ödeme planları mahkeme ve alacaklılar nezdinde güven vermez ve reddedilme riskini artırır. Başvuruyu geciktirmek: Nakit sıkıntısı derinleştikten, hacizler ve icra baskısı yoğunlaştıktan sonra yapılan başvurularda hem mühlet süresi yeterli olmayabilir hem de alacaklı güveni zedelenmiş olur. Komiserin onayı olmadan tasarrufta bulunmak: Mühlet süresince komiser izni alınmadan yapılan önemli malvarlığı işlemleri, konkordato sürecinin sona erdirilmesine ve iflasa yol açabilir. Belge eksikliğiyle başvurmak: İİK m.286'da sayılan belgelerden herhangi birinin eksik veya tutarsız sunulması, sürecin baştan gecikmesine veya doğrudan reddine neden olabilir.
Sonuç Konkordato, mali güçlük içindeki şirketler için iflasın önüne geçen, alacaklı-borçlu dengesini gözeten ve mahkeme denetiminde yürütülen güçlü bir yeniden yapılandırma aracıdır. Sürecin başarıyla sonuçlanması; gerçekçi bir ödeme planının zamanında hazırlanması, gerekli belgelerin eksiksiz sunulması, geçici ve kesin mühlet süresince komiserle uyumlu çalışılması ve alacaklılarla doğru müzakere edilmesine bağlıdır. Küheylan Hukuk Bürosu, ticaret ve icra-iflas hukuku alanındaki güncel mevzuata hâkimiyetiyle, konkordato ön projesinin hazırlanmasından mahkeme sürecine ve alacaklı müzakerelerine kadar müvekkillerine kapsamlı hukuki destek sunmaktadır.
Av. Mert Deniz Küheylan Önemli Yasal Uyarı: Bu rehberde yer alan hukuki açıklamalar Küheylan Hukuk Bürosu tarafından genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Her dosyanın kendine özgü koşulları sonucu değiştirebileceğinden, süreç başlangıcından itibaren bir ticaret ve icra hukuku avukatından destek alınması tavsiye olunur. Küheylan Hukuk Bürosu — © 2026 Tüm Hakları Saklıdır.
KÜHEYLAN HUKUK