Sağ Kalan Eşin Miras Hakkı ve Aile Konutu Rehberi

Miras Hukuku Serisi

Özet

Sağ Kalan Eşin Miras Hakkı: Mal Rejimi Tasfiyesi, Aile Konutu ve Oturma Hakkı Eşin ölümünde sağ kalan eşin yasal miras payı, katılma alacağı ve evde kalma hakkının hukuki çerçevesi Mevzuat ve içtihat bilgileri Ekim 2026 itibarıyla derlenmiştir. Karar künyeleri Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2025-2026 tarihli ilamlarından alınmıştır.

Eşlerden biri öldüğünde sağ kalan eşin hakları iki ayrı hukuki zeminde doğar. Birincisi mal rejiminin tasfiyesidir: yasal rejim olan edinilmiş mallara katılma rejiminde sağ kalan eş, ölen eşin edinilmiş mallarındaki artık değerin yarısı üzerinde katılma alacağına sahiptir. İkincisi mirasçılıktır: sağ kalan eş, birlikte bulunduğu zümreye göre mirasın 1/4, 1/2 veya 3/4 oranında mirasçı olur (TMK m.499). Bunlara ek olarak sağ kalan eş, birlikte yaşanan aile konutunun mülkiyetini (TMK m.652) veya katılma alacağına mahsuben intifa ya da oturma hakkını (TMK m.240) talep edebilir. Sıralama önemlidir: önce mal rejimi tasfiye edilir, kalan tereke üzerinden miras paylaşılır.

1. İki Ayrı Hak: Katılma Alacağı ve Miras Payı

Sağ kalan eşin sahip olduğu haklar çoğu zaman tek bir hak olarak algılanır. Oysa bunlar birbirinden bağımsızdır ve birlikte kullanılabilir. Mal rejimi, eşlerden birinin ölümüyle sona erer (TMK m.225). Sona erme anında eşlerin mal varlıkları ayrıştırılır, katılma alacakları belirlenir ve ancak ondan sonra tereke ortaya çıkar. Sağ kalan eşin katılma alacağı, terekenin borcudur ve diğer mirasçılara pay dağıtılmadan önce ödenir.

Bu nedenle bir eşin hem katılma alacağı hem de miras payı alması mümkündür. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 26.02.2026 tarihli kararında (E.2025/2543, K.2026/2267) bu çifte konumu açıkça vurgulamıştır: davacı sağ kalan eş, bir yandan terekenin alacaklısı, öte yandan mirasçı olarak tereke borçlarından kısmen sorumlu hale gelmektedir ve hesap bu iki sıfat gözetilerek yapılmalıdır.

2. Mal Rejimleri ve Sağ Kalan Eşe Etkisi

Mal Rejimi Ne Zaman Geçerli Sağ Kalan Eşin Hakkı

Edinilmiş mallara katılma (yasal rejim) Eşler başka bir rejim seçmemişse, 01.01.2002'den itibaren Ölen eşin edinilmiş mallarının artık değerinin yarısı üzerinde katılma alacağı

Mal ayrılığı Evlilik sözleşmesiyle seçilmişse Katılma alacağı doğmaz; haklar yalnızca miras payına dayanır

Paylaşmalı mal ayrılığı Evlilik sözleşmesiyle seçilmişse Sözleşmede kararlaştırılan oranda paylaşma hakkı

Mal ortaklığı Evlilik sözleşmesiyle seçilmişse Ortak mallarda sözleşmedeki ortaklık payı

Yasal rejimde malvarlığı kişisel mallar ve edinilmiş mallar olarak ikiye ayrılır. Çalışma karşılığı elde edilen kazançlar, sosyal güvenlik ödemeleri ve kişisel malların gelirleri edinilmiş maldır. Miras veya bağış yoluyla gelen mallar, kişisel eşya ve manevi tazminat ise kişisel maldır. Her eş, diğerinin artık değerinin yarısı üzerinde alacak hakkına sahiptir.

3. Aile Konutu: Mülkiyet, İntifa ve Oturma Hakkı

Türk Medeni Kanunu, sağ kalan eşin eski yaşantısını sürdürebilmesi için konut üzerinde iki ayrı koruma getirmiştir.

Hüküm Dayanak Talep Edilebilecek Hak Mahsup Edilecek Kalem

Mal rejimi tasfiyesinde TMK m.240 İntifa veya oturma hakkı; haklı sebep varsa mülkiyet Katılma alacağı, yetmezse bedel eklenir

Miras paylaşımında TMK m.652 Mülkiyet; haklı sebep varsa intifa veya oturma hakkı Miras payı

Ev eşyası TMK m.240/2, m.652 Mülkiyet Katılma alacağı veya miras payı

Bu haklar mirasbırakanın bir meslek veya sanat icra ettiği ve altsoyundan birinin aynı mesleği sürdürmesi için gerekli olan bölümlerde kullanılamaz. Tarım arazilerine ilişkin miras hükümleri de saklıdır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi bu konuda geniş yorum benimsemektedir. 25.12.2025 tarihli kararında (E.2024/6408, K.2025/11999) daire, muris eşin konutta yalnızca 1/6 hisseye sahip olması ve tapuda taşınmazın "arsa" vasfında görünmesinin aile konutu niteliğini engellemeyeceğini belirterek, mülkiyet veya intifa hakkı tanınmasını reddeden kararı bozmuştur. 26.02.2026 tarihli kararında (E.2025/9122, K.2026/2234) ise malik olmayan sağ kalan eşin, aile konutuna ilişkin rızası alınmadan yapılan tasarrufa karşı dava hakkının malik eşin ölümüyle sona ermediği, mirasçılık sıfatına dayanılarak davanın sürdürülebileceği sonucuna varılmıştır.

Mülkiyet tanınması halinde sağ kalan eşin diğer mirasçılara karşı ödeme yükümlülüğü doğabilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 19.06.2025 tarihli kararında (E.2024/5685, K.2025/6172) mahsup edilecek miktarın yalnızca diğer mirasçıların sorumlu olduğu kısımla sınırlı tutulması, sağ kalan eşin kendi miras payına isabet eden kısmın hesaptan düşülmesi gerektiğine işaret etmiştir.

4. Tasfiye ve Miras Paylaşımı Nasıl İşler?

Aşama Yapılacak İş Önemli Nokta

1. Mal varlığı tespiti Ölüm tarihindeki tüm mal varlığı edinilmiş ve kişisel mal olarak ayrılır Edinilmiş mallar kural olarak ispat gerektirmez; kişisel mal iddiası ise ispat ister (TMK m.222)

2. Değerleme Sona erme anındaki (ölüm) sürüm değerleri belirlenir Tasfiye anındaki değer ve ölüm tarihindeki değer ayrı hesaplanır

3. Katılma alacağı Her eşin artık değeri hesaplanır, karşılıklı alacaklar mahsup edilir Terekeyi borçlandıran net alacak mirasçılardan önce ödenir

4. Aile konutu talebi TMK m.240 veya m.652 uyarınca mülkiyet, intifa veya oturma hakkı istenir Talep, mahsup edilecek değeri aşıyorsa bedel eklenir

5. Miras paylaşımı Net tereke zümreye göre pay edilir Eşin payı TMK m.499'a göre hesaplanır

Mal rejiminin tasfiyesine ilişkin davalar aile mahkemesinde görülür. Mirasçılık belgesi ise sulh hukuk mahkemesinden alınır. Tasfiye davasında davalı, ölen eşin tüm mirasçılarıdır ve davanın bu mirasçılara karşı birlikte yöneltilmesi gerekir.

5. Boşanma Davası Sürerken Ölüm ve Kısıtlamalar

Boşanmış eşler birbirinin yasal mirasçısı olamaz. Boşanma davası sürerken eşlerden biri ölürse, ölen eşin mirasçılarından birinin davaya devam etmesi ve diğer eşin kusurunun ispatlanması halinde sağ kalan eşin mirasçılık hakkı ve boşanmadan önce yapılmış ölüme bağlı tasarruflardan doğan hakları sona erer (TMK m.181). Bu nedenle bu aşamada ölüm halinde mirasçıların davaya devam etme kararı sonucu doğrudan etkiler.

Eşin hayatta iken yaptığı karşılıksız kazandırmalar da tasfiyeyi etkiler. Mal rejimi tasfiyesi sırasında terekenin tasfiye borcunu ödemeye yetmemesi halinde, lehine karşılıksız kazandırma yapılan üçüncü kişiye karşı dava açma imkanı doğar. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 23.09.2025 tarihli kararında (E.2024/9072, K.2025/7722) bu sorumluluğun ancak tereke yetersiz kaldığında gündeme geleceğini belirtmiştir.

Örnek Olay (Kurgusaldır)

H.T., 2026 yılında ölmüştür. Geriye eşi Elif ve iki çocuğu kalmıştır. Eşler yasal rejime tabidir. H.T.'nin edinilmiş mallarının artık değeri 8.000.000 TL, kişisel mallarının değeri 2.000.000 TL'dir. Elif'in artık değeri ise 2.000.000 TL'dir. Eşlerin birlikte yaşadığı konut H.T. adına kayıtlıdır ve değeri 5.000.000 TL'dir.

Hesaplama ve Sonuç

H.T.'nin artık değerinin yarısı olan 4.000.000 TL Elif'in, Elif'in artık değerinin yarısı olan 1.000.000 TL ise terekenin alacağıdır. Mahsup sonucunda Elif terekeden 3.000.000 TL katılma alacağı alır. Net tereke 10.000.000 TL eksi 3.000.000 TL, yani 7.000.000 TL olur. Elif, altsoyla birlikte mirasın 1/4'üne, yani 1.750.000 TL'ye hak kazanır. Her çocuğun payı 2.625.000 TL'dir. Elif'in toplam hakkı 4.750.000 TL'ye ulaşır. Konutun kendisine özgülenmesini isterse, 5.000.000 TL değerindeki konut katılma alacağı ve miras payına mahsup edilir, aradaki fark ise diğer mirasçılara bedel olarak ödenir.

6. Sık Sorulan Sorular

Sağ kalan eş evden çıkarılabilir mi?

Mirasçılar arasında anlaşma yoksa sağ kalan eş, TMK m.240 ve m.652 kapsamında konut üzerinde hak talep edebilir. Bu hak kullanılmadan evin satılması veya ortaklığın giderilmesi yoluna gidilmesi, eşin haklarını zedeleyebilir.

Evlilik öncesi edinilen mallar da mal rejimine dahil midir?

Evlilik öncesinden gelen mallar ve miras yoluyla edinilen mallar kişisel maldır. Bunlar katılma alacağı hesabına girmez, ancak miras payı hesabında tereke içinde yer alır.

Mal ayrılığı sözleşmesi varsa eşin hakları ortadan kalkar mı?

Mal rejimi hakları kalkar, ancak mirasçılık sıfatı ve miras payı değişmez. Aile konutu üzerindeki talep hakları da miras payına mahsuben kullanılabilir.

Katılma alacağı davası ne kadar süre içinde açılmalıdır?

Uygulamada genel zamanaşımı süresi olan 10 yıl esas alınmaktadır. Sürenin başlangıcı mal rejiminin sona erdiği tarihtir. Delil ve değer tespiti zaman geçtikçe zorlaştığından işlemlerin geciktirilmemesi önerilir.

İmam nikahlı eşin hakları var mıdır?

Hukuken evlilik resmi nikahla kurulur. Yalnızca dini nikahla birlikte yaşayan kişi yasal mirasçı değildir ve mal rejimi tasfiyesi talep edemez.

Dikkat: Sık Yapılan Hatalar

Mal rejimi tasfiyesini yaptırmadan yalnızca mirasçılık belgesine dayanarak paylaşıma girişmek

Aile konutu talebini miras paylaşımından önce ileri sürmemek

Kişisel mal iddiasını belgelendirmemek ve edinilmiş mal karinesini göz ardı etmek

Değerleme için sona erme tarihini (ölüm tarihini) esas almamak

Sağ kalan eşin mirasçı sıfatıyla tereke borçlarından kısmen sorumlu olduğunu dikkate almamak

Sonuç

Sağ kalan eşin hakları, mal rejimi tasfiyesi, miras payı ve aile konutu talepleri bir arada ele alındığında ancak doğru hesapla korunabilir. Küheylan Hukuk Bürosu, mal varlığının tespitinden katılma alacağının hesaplanmasına, aile konutu üzerinde hak talebinden miras paylaşımına kadar her aşamayı birbiriyle uyumlu biçimde yönetir. Eşin ölümünün hemen ardından yapılacak hukuki değerlendirme, hem hak kaybını önler hem de aile içi uyuşmazlıkların uzun davalara dönüşmesini engeller.

Av. Mert Deniz Küheylan

Önemli Yasal Uyarı: Bu rehberde yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki mütalaa niteliği taşımaz. Her somut olayın kendine özgü koşulları, dosyadaki belgelerin niteliği ve ilgili tarihteki mevzuat hükümlerine göre sonuç değişebilir. Sürecin bir avukat desteğiyle yürütülmesi, hak düşürücü sürelerin kaçırılmaması ve usul hatalarının önlenmesi açısından önerilir.

İlgili Mevzuat ve Kaynaklar

Küheylan Hukuk

KÜHEYLAN HUKUK