Uluslararası Çocuk Kaçırma ve Lahey Sözleşmesi Rehberi

Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku

Çocuğun Türkiye'ye Götürülmesi veya Alıkonulması: Lahey Sözleşmesi ve 5717 Sayılı Kanun Kapsamında İade Davası 5717 sayılı Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukuki Yön ve Kapsamına Dair Kanun; 25 Ekim 1980 tarihli Lahey Çocuk Kaçırma Sözleşmesi 2026 yılı itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuat ve Ekim 2026 tarihli resmî kaynaklar esas alınarak hazırlanmıştır.

Özet

Bir ebeveynin, velayet hakkını ihlal ederek çocuğu yurt dışından Türkiye'ye getirmesi veya Türkiye'de alıkoyması hâlinde, mağdur ebeveyn Lahey Sözleşmesine dayanarak çocuğun mutat meskenine iadesini isteyebilir. Süreç, 5717 sayılı Kanuna göre Adalet Bakanlığı Merkezî Makamı aracılığıyla ve Cumhuriyet başsavcılığı tarafından aile mahkemesinde yürütülür. Davalar basit yargılama usulüne göre öncelikle ve acele görülür, adli tatilde de devam eder. Yargıtay uygulamasına göre, çocuğun iadesinin reddi ancak sözleşmede sayılan sınırlı sebeplere dayanır ve bu sebepler dar yorumlanır.

Lahey Çocuk Kaçırma Sözleşmesi Nedir ve Türkiye'de Nasıl Uygulanır?

Sözleşme, velayet hakkı ihlal edilerek bir taraf devletten diğerine götürülen veya alıkonulan çocuğun, mutat meskeninin bulunduğu ülkeye derhal iadesini sağlamayı amaçlar. 5717 sayılı Kanun, bu sözleşmenin Türkiye'deki uygulama usullerini düzenler. Kanun, on altı yaşını doldurmamış çocukları kapsar (m.3). Merkezî Makam Adalet Bakanlığıdır ve görevler yerel Cumhuriyet başsavcılıkları aracılığıyla yürütülür (m.4, m.5).

Uygulama, evlilik birliğinin devam edip etmemesinden bağımsızdır. Sözleşmenin amacı velayetin kime verileceğini belirlemek değil, çocuğun mutat meskenine iadesini sağlamaktır. Bu nedenle çocuğun hangi ülkede yaşayacağı konusu, çoğu durumda mutat mesken ülkesi mahkemelerinde çözülür.

Mağdur Ebeveyn Nasıl Başvurur?

Çocuğun yerinin haksız olarak değiştirildiğini veya alıkonulduğunu ileri süren kişi, çocuğun mutat meskeninin bulunduğu ülkenin merkezî makamına, Türkiye Merkezî Makamına veya sözleşmeye taraf başka bir devletin merkezî makamına başvurabilir (m.7/1). Çocuğun iadesi davası, Merkezî Makam adına mahallî Cumhuriyet başsavcılığınca açılır (m.7/2). Dava dilekçesine yabancı merkezî makamın veya başvuranın sunduğu belgeler eklenir ve merkezî makamca gönderilen belgelerin tasdiki aranmaz (m.7/3). Başvuran, adli yardımdan yararlanabilir (m.28).

Merkezî Makam, çocuğun bulunduğu yerin tespiti, menfaatlerinin korunması ve kolluğun görevlendirilmesi gibi tedbirleri alır. Taraflar arasında rıza ile iade veya sulh yoluyla çözüm de öncelikle denenir (m.5, m.8).

İade Davasında Görevli Mahkeme ve Yargılama Usulü Nedir?

Görevli mahkeme aile mahkemesidir. Yetkili mahkeme, başvuru yapıldığı sırada çocuğun oturduğu veya koruma altına alındığı yer mahkemesidir (m.6). Tüm dava ve işler basit yargılama usulüne göre öncelikle ve acele görülür (m.9/2). Bu davalar adli tatilde de görülür ve adli tatil nedeniyle sürelerin uzamasına ilişkin hükümler uygulanmaz (m.16). Yargılama harca tabi değildir. Giderler kovuşturma ödeneğinden karşılanır, ancak yargılama masrafları davayı kaybedene yükletilir (m.27).

Mahkeme esasa girmeden önce çocuğun iadesini uzmanlardan da yararlanarak sulh yoluyla teşvik eder. Çocuğun yüksek yararının tehlikeye düşmesini önlemek için geçici tedbirler de alınabilir. Bunlar arasında çocuğun yurt dışına çıkışının geçici olarak durdurulması, pasaport işlemlerinin durdurulması ve okul veya nüfus kayıtlarının değiştirilmemesi yer alır (m.10, m.24). Kararlara karşı Merkezî Makam, başvuran veya davalı kanun yoluna başvurabilir (m.17).

İade Hangi Hâllerde Reddedilir?

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 23.11.2016 tarihli ve E.2016/24087, K.2016/15092 sayılı kararında, Lahey Sözleşmesinin ilgili hükümlerini şöyle özetlemiştir: Haksız olarak yeri değiştirilen veya alıkonulan çocuğun, bir yıldan az süre içinde iadesi istenirse çocuğun derhal geciktirilmeden iadesi gerekir (Sözleşme m.12/1). İadenin reddi için çocuğun fiziksel veya psikolojik bir tehlikeye maruz kalacağı veya başka bir şekilde müsamaha edilemeyecek bir duruma düşeceği yolunda ciddi bir risk kanıtlanmalıdır (Sözleşme m.13/b). Aynı daire, 02.04.2009 tarihli ve E.2008/18187, K.2009/6203 sayılı kararında 13. maddenin son derece dar yorumlanması gerektiğini ve bunun vahim hâllerle sınırlı olduğunu belirtmiştir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi ayrıca 05.12.2016 tarihli ve E.2016/13227, K.2016/15555 sayılı kararında, iade başvurusu sonrasında verilen geçici velayet kararının sözleşme bakımından bir önem taşımadığını belirtmiştir. 5717 sayılı Kanunun 13. maddesi de iade başvurusundan sonra verilmiş velayet kararının iade talebinin reddine gerekçe olamayacağını düzenler. Ayrıca iade kararı verildiğinde velayet hakkında ayrıca karar verilmez. Ancak iade talebi reddedilirse velayete ilişkin karar verilebilir (m.12).

Karar Kesinleştikten Sonra İade Nasıl Gerçekleşir?

İade kararı kesinleşince, adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüğü aracılığıyla ve Çocuk Koruma Kanunu hükümlerine göre yerine getirilir (m.18). İcra sırasında uzmanlar hazır bulundurulur (m.21). Çocuğu gizleyen veya yeniden kaçıran kişiler hakkında yaptırım uygulanır (m.25). İcranın çocuğun gelişimini ağır tehlikeye sokacağı uzman tarafından tespit edilirse, teslim işlemleri tehlike ortadan kalkıncaya kadar ertelenir (m.22).

Sürece İlişkin Pratik Bilgiler

Yasal dayanak 5717 sayılı Kanun ve 1980 Lahey Sözleşmesi

Kapsam 16 yaşını doldurmamış çocuklar (m.3)

Merkezî Makam Adalet Bakanlığı; başsavcılıklar aracılığıyla yürütülür

Görevli mahkeme Aile mahkemesi (m.6)

Usul Basit yargılama, öncelikli ve acele; adli tatilde de görülür

Başvuru süresi Bir yıl içinde başvuru, çocuğun derhal iadesini gerektirir (Sözleşme m.12/1)

Ret sebebi Ciddi risk dâhil sınırlı hâller; dar yorumlanır (Sözleşme m.13/b)

Masraflar Harca tabi değil; adli yardım mümkündür (m.27, m.28)

Somut Uygulama Senaryosu

Olay Özet Formu: Kurgusal örnek: Yurt dışında yaşayan çift, tatil için çocuklarıyla Türkiye'ye gelmiştir. Anne, çocuğu dönüş tarihinde geri götürmeyerek Türkiye'de alıkoymuştur. Baba, birkaç hafta sonra mutat mesken ülkesinin merkezî makamına başvurmuştur. Süreç: Dava, başsavcılık aracılığıyla aile mahkemesinde açılmıştır. Anne, çocuğun Türkiye'ye uyum sağladığını ve geçici velayetin kendisinde olduğunu ileri sürmüştür. Baba lehine delil olarak, çocuğun mutat mesken ülkesindeki okul ve sağlık kayıtları sunulmuştur. Sonuç: Yargıtay uygulamasına göre, sonradan verilen geçici velayet kararı iade talebinin reddine gerekçe olamaz. Ciddi risk iddiası ise somut delillerle ispatlanmalıdır. Süre ve belge hazırlığı, bu dosyalarda sonuca etki eder.

Sıkça Sorulan Sorular

Lahey Sözleşmesi hangi çocuklar için uygulanır?

5717 sayılı Kanun, on altı yaşını doldurmamış çocuklara uygulanır. Çocuğun iadesi davasını kim açar? Dava, Merkezî Makam adına mahallî Cumhuriyet başsavcılığınca açılır. Başvuran ebeveyn, avukat aracılığıyla sürece katılabilir.

İade davası velayeti belirler mi?

Hayır. İade kararı verilirse velayete ilişkin ayrıca karar verilmez. İade talebi reddedilirse velayet hakkında karar verilebilir.

Çocuk Türkiye'de okula başladıysa iade engellenir mi?

Yargıtay kararlarına göre iade, ancak sözleşmede sayılan sınırlı sebeplerle reddedilir. Çocuğun yeni çevresine uyum sağlaması, her durumda iade engeli sayılmaz. Bir yıllık süre ve diğer koşullar ayrıca incelenmelidir.

Dava ne kadar sürer?

Dava basit yargılama usulüne göre öncelikli ve acele görülür. Süre dosyaya göre değişir, kesin bir süre öngörülemez.

Başvuru için avukat zorunlu mu?

Merkezî Makam adına başsavcılık dava açar. Ancak mağdur ebeveynin hakları ve delillerin hazırlanması için avukat desteği faydalıdır. Adli yardım imkânı da vardır.

Danışmansız Yürütülen Süreçlerde Karşılaşılan Kritik Hatalar

Bir yıllık başvuru süresinin geçirilmesi.

Velayet kararının iadeyi engelleyeceğinin sanılması.

Çocuğun mutat meskeninin ve velayet hakkının belgelerle ispatlanmaması.

Merkezî Makama yapılacak başvurunun eksik belgelerle yapılması.

Çocuğun yurt dışına çıkışını önleyecek tedbirlerin talep edilmemesi.

Sonuç

Uluslararası çocuk kaçırma uyuşmazlıkları zaman hassastır. Başvuru süresi, mutat mesken ve velayet hakkının ispatı, iade davasının seyrini belirler. Küheylan Hukuk Bürosu, Lahey Sözleşmesi kapsamındaki çocuk iadesi davalarında, Merkezî Makam başvurularının hazırlanmasında, çocuğun yurt dışına çıkışını engelleyen tedbir taleplerinde ve iade kararlarının uygulanmasında hukuki destek sunmaktadır.

Av. Mert Deniz Küheylan

Önemli Yasal Uyarı: Bu rehberde yer alan hukuki açıklamalar Küheylan Hukuk Bürosu tarafından genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Her dosyanın kendine özgü koşulları, sonucu değiştirebilir. Başvuru, itiraz ve dava sürelerinin kaçırılmaması için süreç başlamadan önce bir avukattan hukuki destek alınması tavsiye olunur. © 2026 Küheylan Hukuk Bürosu. Tüm Hakları Saklıdır.

İlgili Mevzuat ve Kaynaklar

Küheylan Hukuk

KÜHEYLAN HUKUK